Ülkü Tamer’in bilinmeyen yanı…

0

* HAKAN GÜLSEVEN
Ülkü Tamer’in hayatımda çok özel bir yeri var. Ufak bir çocukken onun Günışığı Hoşçakal adlı çocuk kitabını okumuştum ve sanırım hayatımdaki ilk “solcu hisler” o zaman başlamıştı. Seneler sonra Ülkü Tamer’le tanıştığımda, ona hayatımdaki bu özel yerini anlatmıştım hemen; nasıl bir tevazuyla sevindiğini tarif etmem mümkün değil.

Ülkü Tamer müstesna bir insandı. Dingin, temiz, alçak gönüllü…

Onu kaybettiğimiz günün ertesinde, Ülkü Tamer’in edebiyatçı, şair, solcu kimliğiyle ilgili pek çok yazı yazıldı. Herkes onu ne de güzel anıyor. Nasıl güzel bir iz bırakmış şu dünyaya. Ben de onun pek bilinmeyen bir yanını yazmak istedim. Sanırım kendisi de bunun tarihe bir not olarak düşülmesini isterdi.

Ülkü Tamer hakiki bir “yarışsever” idi. At yarışlarından söz ediyorum. Onunla yaptığım bir söyleşide, “Yaşamım boyunca üye olduğum tek dernek, At Yarışı Yazarları Derneği’dir,” demişti. Her karşılaşmamızda at yarışları üzerine konuşur, gülüşürdük. Bana at yarışlarının bir çeşit “entelektüel faaliyet” olduğunu söyleyen odur. Buna ciddi ciddi inanırdı.

Ülkü Tamer’in, uzun yıllar önce, Özcan Aytunç ile beraber Lider adlı at yarışı tahmin bültenini İngilizce çıkarıp Sultanahmet’te turistlere de satmaya çalışmışlığı bile vardı. O derece yani. Ve at yarışlarını bir kumara indirgeyerek eleştirenlere kızardı. Bana, “Kumar oynamak isteyen adam, gidip parayla vidolu tavla da, iskambil de oynar, başka bahislere de girer. At yarışları ise apayrı bir heyecandır. Birinci gelecek atı tahmin etmek ciddi bir zihinsel uğraş gerektirir,” demişti. Atın kan hattı, karakteri, özelliği, hangi jokeyle hangi piste uyum sağlayacağı, hatta sahibi bile nasıl koşacağıyla bire bir ilgiliydi.

At yarışı dediniz mi, işin makara kısmı ağır basar. Size Ülkü Tamer’i gülümseyerek, insan sıcaklığıyla anacağınız birkaç anıyı aktarmak istiyorum…

Ümit Yaşar Oğuzcan, Ülkü Tamer’in hem yarış arkadaşı, hem de müzmin rakibiydi. Birbirlerine sürekli takılırlardı. Çok iyi arkadaştılar ama iş at yarışına gelince Ümit Yaşar’ın tatlı hinlikleri ortaya çıkardı. Ülkü Ağabey bana Ümit Yaşar’la ilgili bir ‘tüyo’ alışverişi anısını anlatmıştı:

“Bir gün hipodromda Ümit Yaşar’a rastladım. O gün de bir yarışta Pedroso diye bir
İngiliz atı koşacak. Atın sahipleriyle Ümit Yaşar’ın arası çok iyi, yediği içtiği ayrı gitmiyor. Bana, ‘Pedroso’ya hiç bahis oynama, öylesine, yarış görsün diye koşturacaklar,’ dedi. Ben de doğal olarak o ata oynamadım. Pedroso açık arayla yarışı kazandı. Yeni bir bahis oynamak için gişeye gittiğimde, Ümit Yaşar’ı gişede yakaladım. Pedroso üzerine her türlü bahsi oynamış, paraları tahsil ediyordu!..”

Ülkü Tamer’in berberlerle ilgili de bir anısı var. Bir gün Galatasaray’da yürürken, her zaman gittiği berber dükkandan kafasını uzatmış, “Ülkü Bey, üçüncü ayakta hangi at gelir?” diye sormuş. “Ben de yarış bültenlerine hiç bakmamıştım, berberin uzattığı bültene şöyle bir baktım, ‘Koçero geçilmez,’ dedim. Aslında öylesine söylemiştim” diye anlatmıştı. Sonrası şöyle:

“Halbuki bütün bültenlerde Koçero sonuncu at olarak veriliyordu. Daha sonra kahvehaneye gittim. Yarışlar koşulmaya başladı. Üçüncü ayakta gerçekten de Koçero kazandı ve bahisler çok büyük para verdi. Hatırlıyorum, o sırada kahvehaneye giren biri, ‘Bütün berberler Koçero’yu tek yazmış,’ diye bağırmıştı. Ondan sonra Galatasaray’ın berberleri hep yolumu gözler oldu!..”

Ülkü Tamer’in at yarışlarıyla ilgili hiç gün yüzüne çıkmamış bir de şiiri var. Lider‘i yayımlayan ve atlar hakkında her duyduğu dedikodudan etkilenip tahminlerini ona göre belirleyen Özcan Aytunç bir gün, “Bir de şair olacaksın, bize bir şiir yazmadın,” diye sitem edince çıkmış bu şiir ortaya:

Köftecinin, berberin tüyosuyla bültende
Gelmeyecek atları vermekten hiç yılmadı
Bu gidişle yazacak altılıya kendini
Çünkü nal toplayacak başka beygir kalmadı

Anlayacağınız, konu edebiyatçılığı, şairliği falan değil bence. O bir insandı, hem de iyi bir insandı. Ülkü Tamer gibi iyi insanlar bir bir aramızdan ayrılıyor ve yerleri dolmuyor ne yazık ki.

Ülkü Ağabey, seni hep o sıcak gülümsemenle anacağız. Gün ışığı, hoşça kal…

CEVAP VER