Mutlu musun Hüseyin?

2


Karşıyaka taraftarının gol sevinci: Her yer Taksim her yer direniş!

İzmir Karşıyaka’da bir odunu CHP’den belediye başkanı adayı gösterseniz, emin olun seçilir ve bir dönem boyunca koskoca bir ‘kent’i bir odun yönetir, kimse de aslında bir odun tarafından yönetildiğine aldırış etmez. Neticede müdürler vardır, personel vardır, oduna kravat takıp birkaç etkinlikte fotoğraf vermesini sağladığınızda her şey yolunda gider. En azından personel asgari aklıselime sahiptir ve durumu idare ederler.

Lakin böyle yerlerde CHP gibi bir partinin aslında yapmaması gereken iki şey vardır:

Birincisi, odun koysan seçilecek yerlere aday olarak illa ki odun bulmanız gerekmez. İkincisi, odunda ısrar ediyorsanız, sadece kravat taktırıp dolaştırın, konuşmasını engelleyin…

Zira iktidarı ele geçirmiş ve hazmedemeyen kimseler aslında ne olduklarını unutur ve abuk sabuk konuşmaya başlar. Ortalıkta “Sen kimsin?!” diye dolanırlar. Üstelik kendilerine “İyi de sen kimsin?!” diye sorulduğunda verecek cevap bulamazlar.

Bunlar parmak sallar ve bir “Ben…” tuttururlar. Ortak özellikleridir. Şu hayatta her şeyi kendilerinin yaptığını zannederler. Allameyi cihandır hepsi. Bakın, bu parmak sallayarak dolanma halinin sadece iktidar partisine has bir özellik olduğunu düşünmeyin sakın. Her türlü partide var bunlardan.

İzmir Karşıyaka’dan başladık, devam edelim…

Karşıyaka’nın bir belediye başkanı var. Adı Hüseyin Mutlu Akpınar. Hep Hüseyin Avni Mutlu ile karıştırıyorum. Hareketleri üzerinde ödünç durduğu içindir belki de. O hareketler iktidarın tuhaf hareketleridir zira.

Malum, Karşıyaka Spor Kulübü zor günler yaşıyor. 106 senelik kulüp endüstriyel hale gelen futbola uyum sağlayamadı, beş parasız kaldı, yönetimlerdeki beceriksizlikler de cabası… Bir de yıkılıp bir türlü inşa edilmeyen stat tartışmaları var. İşte bu Hüseyin Mutlu, KSK’nin basketboldaki her başarısında düğün evinin tefçisi gibi mutlu mutlu poz veren Hüseyin, bu zor günlerde şöyle laflar ediyor:

“Kulübü batırdılar borcu ben ödüyorum. Kampa gidemeyen kulübü ben kampa gönderiyorum. (Stat hakkında) Apartmanların arasında küfür kültürünü artıracaksın. Burada böyle bir kitle istemedim. Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nu vermesem altyapı çalışamayacak. Yalı’daki tenis kortlarını yıktılar, Mavişehir’de tenis kortunu bunlara verdim kullanıyorlar. Spor salonunu yıktılar, spor salonumuzda çalışıyorlar.”

Bak bak! “Ben ödüyorum… Ben gönderiyorum… İstemedim… Vermesem… Verdim… Salonumuzda…”

Birader, babanın spor salonu mu vardı, yoksa evinin salonunda mı zıplıyor basketçiler?! Tenis kortlarına yumurta kırıp yiyecektin de elinden mi aldılar? Hangi kitleyi istemiyorsun? Sana oy veren binlerce kişiyi mi? Ve tam şimdi bir daha sorulabilir: Sen kimsin?!

Konuşmasını baştan sona izledim. Nasıl bir hava, nasıl bir “en yüksek anıtı ben diktim”, “ben yıktım”, ben kafaya taktım mı yaparım”, “karımı da vermediler ama ben aldım”lar… Ciddiyim. Koskoca belediye başkanı bu şekil konuşuyor.

KSK’ye gelince… “Bunlar batırdı, ben ödüyorum”muş! Zannedersin maaşından para kesiliyor, evde çoluk çocuk aç. Halbuki malzemeciye bir sigara parası vermişliği yok, havasını atıyor. Yalan söylüyor. KSK’ye beş kuruşu geçmiş değil.

Apartmanların arasında gençler fukaralıktan, işsizlikten gebermiş halde dolaşıyor, o eline kloraklı bez almış, taraftarların ağzından küfür temizleyecek! Çok terbiyeli ya!

Bu üslupla nutuk atmadan, milletin parasıyla millete caka satmadan önce adam olun da gençlere istihdam sağlayın, aksi takdirde dikkat edin, yarın belediyenin önünde sülalenize sövenler çıkacak. Çünkü siz, işi olanı da işten atan tıynette bir sözde “sosyal demokrasi” pisliyorsunuz etrafınıza! Cümbür cemaat işten attığınız, açlık grevinde 130’lu günlerini dolduran taşeron işçiniz Mahir Kılıç’a ağzınızı açıp da bir izahatta bulunamıyorsunuz. Diyecek lafınız yok hiç birinizin. Makam arabalarınızda dolanıp ihale dağıtıyorsunuz. Karşıyaka’nın kuzeyini Mehmet Cengiz denen ırz düşmanına peşkeş çektiniz. Kuş cenneti olması icap eden bataklıkların üzerine gökdelen cenneti, avanta cenneti kurdunuz. Konu stada gelince, “Yaptırtmam! Stat olursa apartmanların arasında küfür edilir…” Birader, milletin ırzına küfreden o Mehmet Cengiz’e gökdelen yapması için nasıl yol verdiniz o halde? “Gerekirse çadır kurarım stat yaptırmam” diyeceğine, git çadırı ırz düşmanlarının şantiyesine kur da gökdelen diktirme, görelim!

Bak, hiçbir şey bilmiyorsanız, işten attığınız taşeron işçi Mahir ve arkadaşlarının direnişinden öğrenin bu işlerin nasıl olduğunu…

Apartmanların arasına stat yaptırtmayacakmış, bunlara ben para verdimmiş, salonunda top oynattırıyormuş, küfür ettirmezmiş…

Efendi gibi izahat yapsa, sakin sakin alternatif gösterse herkes dinleyecek, anlamaya çalışacak. Halbuki bunlar her başarıda fotoğraf karesine girip sırıtıyor, sonra 106 senelik kulübü üç beş milyon karşılığı KaçAk Saray’a çıkararak yaranmaya çalışan Erdal Acar gibilerin ellerine bırakıyor. Acargiller de maksatları hasıl olunca tüyüp ortadan kayboluyor. Belediye aradan kafayı çıkarıp sırıtmayı sürdürüyor… 160 bin nüfuslu Akhisar Belediyesi’nin becerdiği işin onda birini yapamayıp bir de beceremediği işin lafını etmek bunlara has bir meziyet!

Hüseyin Mutlu, aslında iktidarın tepesinde ne görüyorsa onu taklit ediyor. Maazallah, kazayla iktidara bunu oturtsan, mevcudu aratmayacak.

Peki sonra ne oluyor? Bütün Karşıyaka’nın sinirleri bozuluyor. Bu adamın hallerinden millet illallah diyor. İnsanın aklına ister istemez acayip sorular takılıyor. Misal, sanki bu tipleri AKP İzmir’de güç kazansın diye birileri bilhassa getirip yerleştiriyor kilit noktalara. Öyle ya, bunların içinden küçük küçük Tayyipçikler fırlıyor ve aslı dururken suretiyle niye muhatap olsun ki millet?!

Neyse…

Bu millet bu ağızlara, bu hallere, bu tavırlara müsaade etmeyecek. Bu devran dönecek. Herkesin haddini bileceği, efendiliğin kazanacağı yeni bir dönem gelecek. Buraya bir not düşmüş olalım…

(Not: Bir internet yetersizliğinden dolayı geç kalmış bir yazıdır ama yazılmasa olmazdı.)

2 YORUMLAR

  1. Sevgili Hakan, bu güzel yazını iznini almadan link atarak Karşıyaka ve KSK gruplarında paylaştım. Bilgin olsun. Esen kal…

  2. Değerli karşıyakalılar söyledklerinizin hepsine katılıyorumaz bile söylemişiniz bu koltuk düşkünü paradan başka bi derdi olmayan insanların manevi duygularınıAtatürkve annesi ile sömürenbu jöleli sokak şovmeni hak etmediği yerde inanıyorum ki inançlı demokrat karşıka halkı hak ettiği dersi verecektir

CEVAP VER