Hema Maden direnişi yeniden: AKP sözünü tutmadı!

0

AKP’nin Hema’da sürdürülen madenci direnişini sönümlendirmek için işçileri aldattığı ortaya çıktı.

Umut Sen’de yer alan habere göre “Aramızda taşeron firmayla sorunlar var” denilerek 1 ay ücretsiz izne çıkarılan Bartın Amasra’da Hattat Grubu’na bağlı Hema Madencilik’te çalışan taşeron işçileri işe geri dönmeyi beklerken işten atıldı. İki aylık maaşları kıdem, ihbar tazminatlarını almak için işçiler 26 Mart’la beraber direnişe başladı. Hattat Holding’in gidin derdinizi devlete anlatın demesi üzerine Ankara’ya giden işçiler AKP Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ile Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcı Zafer Benli’yle görüştü. Sözler verildi, işçiler Bartın’a döndü. Hatta Bartın AKP İl Yönetimi işçileri huzurlarına çağırarak teşekkür konuşması dahi yaptırdı. İşçiler “Bir umuda tutunduk” diyerek devlete teşekkür ettiler. Fakat verilen sözler tutulmadı. Kamuoyuna yansıyan Hema işçileri kazandı haberleri doğru değil. İşçiler “Devlet bize yalan söyledi.” diyerek 26 Nisan itibarıyla bu sefer ölümüne direnişe başlayacakların söylüyorlar. Yılan hikayesine dönen Hema maden işçilerinin mücadelesi için buyrunuz:

Mehmet Hattat yerli kömürle yerli enerji üreteceğim diye Eren Enerji ve Enerji Bakanlığı ile protokol imzaladı. Eren Enerji’nin santraller buradan çıkacak kömürle çalışacak denildi. “Madem buradan kömür çıkarılacak bizi neden işten çıkardılar. Biz olmadan buradan kömür çıkmaz. Bu kömürü nasıl çıkaracağını en iyi bilenler biziz. İçerde 2 taşeron var. Biri Ersamak diğeri Denfa. Ersamak işçilerinin tamamı işten atıldık. İçerde kömür yok, çalışma yok denilen yerler ikinci taşerona devredilmiş. Bu taşerona işçi alımı başladı. Bizim içimizdeki bazı arkadaşlarla da anlaşma sağlanmış. Madem burada iş yok, neden işçi alıyorlar?” diyor işçiler.

İşletmede Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) örgütlü. Taşeron işçileri üye yapmamış, direnişin karşında işverenin yanında yer alıyor. “Biz sendika üyesi değiliz. Sendikasız olduğumuz için mücadele edemezler diye düşündüler. Biz de tam tersine direniŞ göstererek hakkımızı aradık. Hak aramak sadece sendikayla olmuyor. Hattat yöneticilerine bir araya gelerek mücadele edebileceğimizi gösterdik.” diyen işçiler direnişin ilerleyen günlerinde Hattat yönetiminin gidin devletle görüşün demesi üzerine harekete geçti.

“Bize devletle görüşün dediler. Biz de bunu uygun gördük. Devletin gücünün üstünde güç yok dedik. 14 arkadaş belirledik. Kendi imkanlarımızla Ankara’ya gittik. Meclis’te AKP Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç’la görüştük. Sorunların çözüleceği söylendi. Orada bize Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zafer Benli’den randevu talep etti bizim için. Onunla da görüştük. Ödenmeyen maaş ve kıdem, ihbar tazminatlarımızı alacağımızı söylediler. 20 Nisan Cuma’ya kadar paralarımızın yatacağını söylediler fakat belirli şartlarla. Bize çadırı kaldırmamız gerektiğini söylediler. Aksine hükümetimiz, milletimiz, devletimiz için tehdit unsuru oluşturduğunu söylediler“ diyen işçilere alacakları ödedikten sonra 2. taşeron firma gelince ilk önce işten atılan işçilerin işe alınacağı sözü de verildi.

“Biz direnişle devletimize milletimize zarar vermiyoruz. Asıl sermaye odakları bize zarar veriyor. Biz demokratik yollarla hakkımızı arıyoruz. Kamuya ait bir araziye çadır kurduk. Emeğimizi gasp edenlere karşı sesimizi duyurmaya çalışıyoruz.”  diyen işçilere Zafer Benli’nin cevabı “Rabbim o çadırı kurdurmak nasip etmesin” oldu.

Ankara’dan dönünce Bartın AKP bize bir teklifte bulundu. Madem çözüme kavuştunuz bize teşekkür edin dediler. Biz de size tatlı ikram edelim dediler. İşçi arkadaşlarla gittik biz de. Yanlış yaptık ama sonradan fark ettik. Hep umut bekledik.

Cuma günü akşam 5’e kadar banka ATM’leri önünde bekleyen işçiler:

Biz devlet yalan söylemez dedik. Borçlarımız var, ödemediğimiz kiralar birikti. Cuma günü umutluyduk. Ama gördük ki herhangi bir para akışı olmadı. Yıkıldık adeta, hayallerimiz suya düştü.

“Biz 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımızın bir sözüyle tankların önüne yattık. Devlet nasıl yalan söyler? Bizim bu sorunlarımız çözülmezse devlet bir daha da yanımıza gelmesin.” diyen işçilere bu kez de Hema avukatı 25 Nisan tarihinde çözüm sözü verdi. İşçiler bu söze karşı temkinli. Pazartesi-Salı günü yeni taşeron firmanın geleceği söyleniyor. Henüz bir hareketlilik yok. Zaten Denfa üzerinden işçi alımı devam ediyor. 26 Nisan itibarıyla direniş hazırlığına başlayan işçiler  bu kez yalanlara karınları tok olduğunu vurguladılar. Bu kez çok daha şiddetli bir direniş yapacaklarını ifade eden işçiler bazı arkadaşlarının işveren tarafından kandırıldığını da anlattı. “Kameralar önünde direniş çadırında olmayın diyerek bazı işçi arkadaşlarımızı kandırdılar. Onlar da korkudan gelemediler. Ama onlar da kandırıldığını anladılar. Şimdi hep beraber direniş gösterme kararı aldık.” diyor işçiler.

İşçilerin son sözleri ise şöyle:

Bize verilen sözler tutulmadı. Biz burada ölümüne yola çıktık. Ölüme varız ekmeğimizi geri almak için. Gerekirse çoluk çocuğumuzu okula göndermeyip direniş çadırına getireceğiz. Birkaç arkadaşımız kendini yakma kararı aldı biz vazgeçirdik. 26 Nisan’dan itibaren ölümüne direneceğiz.

CEVAP VER