Erdoğan hakkında suç duyurusu: “Halkı sosyal, sınıf ve bölge üzerinden ayrıştırıyor”

2

Gezi Parkı Direnişi sırasında polisin attığı biber gazı kapsülünün ayağına çarpması sonucu yaralanan Aydın Aydoğan, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkında “Halkı sosyal, sınıf ve bölge üzerinden ayrıştırdığı” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu’na başvuran Aydoğan, suç duyurusu dilekçesinde “Şahsımı yaklaşık 4.5 yıldır basın yolu ile hedef gösteren AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli yerlerde yapmış olduğu konuşmalarda Gezi olaylarına karışanlar için ‘çapulcu’, ‘hain’, ‘kemirgen’, ‘terörist’ ve ‘dış mihrakların piyonu’ diyerek ve ayrıca 15 Temmuz darbe girişimine karşı katılanlar Geziciler değildir diyerek toplumu, halkı sosyal ve sınıf bölge üzerinden ayrıştırdığı için kendisi hakkında şikâyetçiyim” dedi. 4.5 yıldır sıkıntılar çektiğini vurgulayan Aydoğan dilekçesinde, “Gezi olaylarına katılanlar esasen mağdur durumdadır. Ben esasen yaralandığım için iş güç yapamaz durumdayım. Bende astım çıktı. Vücut bütünlüğüm bozuldu. Televizyonlarda Gezi parkına katılanlar için uygun olmayan sözler sarf etmesi bizleri üzmektedir. Bu nedenle şikâyetçiyim” ifadelerini kullandı.

2 YORUMLAR

  1. BU DA -12 NİSAN 2018 TARİHİNDE- ANTALYA C. SAVCILIĞI ÜZERİNDEN BENİM YAPTIĞIM – 18/6045 sayı no lu- “VATANA İHANET” SUÇ DUYURUSU..!

    ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
    Gönderilmek Üzere
    ANTALYA CUMHURİYET SAVCILIĞINA

    ŞİKAYETÇİ……………: Ragıp ÇİÇEN – Yeşilbayır Mah. Akdeniz Bulvarı No:113
    Döşemealtı ANTALYA TC : 10486170692
    ŞİKAYET
    OLUNANLAR……….: 1-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
    2-Son 15 senelik hükümetlerin bütün bakanları, müsteşarları ve bu konularda “Danışman olarak” maaş alanlar.
    3-Son 15 sene içindeki tüm AK partili ve bu duruma seyirci kalan tüm muhalefet partisi Milletvekillerivekilleri.
    4-Son 15 sene boyunca bu yasa ve anayasa ihlallerine göz yuman YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI ERKLERİNİN ve de TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ, DEVLETİNİ, MİLLETİNİ ve BİZİ MİLLET YAPAN VE ‘BİRARADA TUTAN’ TÜM DEĞERLERİ KORUMAKLA GÖREVLİ OLAN, BUNUN İÇİN YEMİN EDİP – ANT İÇEN, BU DEVLETTEN MAAŞ ALAN TÜM DEVLET ADINA DÜŞÜNEN, KARAR ALAN, UYGULATAN TÜM KİŞİLER VE KURUM TEMSİLCİLERİ.

    SUÇ……………: : VATANA ve BİZİ MİLLET YAPAN, BİRARADA TUTAN, KUTSAL BİLDİĞİMİZ VE “UĞRUNDA ÖLMEYE HAZIR OLDUĞUMUZ DEĞERLERE İHANET EDİLMESİ..!
    SUÇ TARİHİ : 2003 ve devam eden yıllar
    İZAH…………..: BU BAŞVURUYU YAPMAMIN KİŞİSEL NEDENLERİ:

    “SAYIN YARGI MAKAMI”
    BU ‘İZAHAT’ BÖLÜMÜ “BU BAŞVURUYU YAPMA GEREKÇELERİMİN VE KİMLİĞİMLE ve BU KİMLĞİ OLUŞTURAN – BENİ BU İSYANI YAPMAYA İTEN NEDENLERLERİMİ ve AMACIMIN DAHA İYİ ve NET ANLAŞILABİLMESİ İÇİN, GEREKLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM BİR BİLGİLENDİRME ve ÖNSÖZÜM-DÜR..!
    YASAMA ve YARGI ERK’İNİN SAĞDUYUSUNA..!
    İRK, DİL, DİN FARKI GÖZETMEKSİZİN TÜM DÜNYA’YA: BU ATEŞTE KAVRULMASI KESİNLİKLE KAÇINILMAZ OLACAK OLANLARA, TÜM İNSANLIĞA! AMA EN ÖNEMLİSİ “SAVAŞLARI YARATAN TÜM ERKEKLERİ DOĞURAN DÜNYANIN TÜM KADINLARINA; EVLATLARI BU ATEŞTE KAVRULACAK OLAN “ASKER ANALARINA, ASKER EŞLERİNE VE ASKER YOLU GÖZLEYECEK TÜM “ASKER” SEVGİLİLERİNE SESLENİYORUM..!
    EN DİĞERGAM DUYGULARLA YAPTIĞIM BU ÇIĞLIĞIMI: “BU ÇIĞLIK SİZLERİN ORTAK ACILARINIZIN ‘AYRI AYRI ATACAĞINIZ DEĞERSİZ ÇIĞLIKLARA’ DÖNÜŞMESİNE, EL ELE VEREREK ENGEL OLABİLECEĞİMİZİ BİLEREK, BUNU GERÇEKLEŞTİREBİLECEĞİMİZ TEK GÜCÜN; SEVGİNİN GÜCÜNÜN! YANİ DÜNYA’DAKİ IŞIĞIN TOPLAMININ BU KARANLIĞI YOK EDEBİLECEK GÜCE -ÇOKTAN- ULAŞTIĞINI HİSSEDEREK YAPIYORUM BU BİRLİK ÇAĞRISINI, ÇAĞRIMIZI..!
    DUYUN, İŞİTİN BU ÇIĞLIĞIMI..! DUYUN Kİ: BU ÇIĞLIĞIN AYNILARINI; AYNI ACILAR NEDENİYLE, AMA AYRI AYRI ÜLKELERDE, AYRI AYRI ATARKEN “BİRBİRİMİZİ BU ÇIĞLIKLARIMIZIN SEBEPLERİ OLARAK GÖRÜP SUÇLAYACAĞIMIZ NEFRET DOLU ANLARIN KARANLIĞINDA (nefretlerle dolu zafer naraları atarak!) KENDİ-LERİMİZİ KENDİ ELLERİMİZLE ÖLDÜRMEYELİM……………..
    YİNE ve “BİR – KEZ – DAHA..!”
    Tüm dünya’ya, insanlığa: Sözde- Vadedilmiş Topraklar üzerinde başlayacak ve “Büyük İsrail Devleti’nin” kurulmasıyla sonlanacak olan sözde “ARMAGEDON SAVAŞI” senaryosunu yazanların; yani DÜNYA’YI -BU GÜNE KADAR- YÖNETEN TİRANLARIN bildiği ve “TERRA” DA DENİLEN GEZEGENİMİZİN, yani DÜNYA’MIZIN; YAKLAŞAN KAÇINILMAZ DÖNGÜSÜNDE YAŞANACAK O ZOR GÜNLERDE “İNSAN YAŞAMI İÇİN EN UYGUN KOŞULLARA” SAHİP OLACAĞI ÖNGÖRÜLEN “DOĞU ve ORTA AKDENİZ KUŞAĞINDAKİ” ÜLKELERDE BİNLERCE YILDIR YAŞAYAN İNSANLARIN BU TOPRAKLARDAN SÜRÜLÜP ATILMALARI ESNASINDA “İTLAF EDİLMELERİNİ ÖNGÖREN!” DÜNYA NÜFUSUNU KALICI BİR ŞEKİLDE 500 MİLYON ELİT ve UYUMLU KİŞİYE DÜŞÜRME PROJESİNİN!
    YANİ “ÇAKMA” ADIYLA “BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN” – BOP’UN ARKASINA GİZLENEREK BUGÜNE KADAR ADIM ADIM UYGULANAN PROJENİN “GERÇEK ve NİHAİ AMACI” BUDUR..!
    GEÇMİŞ YILLARDA PETROLÜ ve DOĞAL GAZI İLETMEK İÇİN KURULAN TÜM BORU HATLARININ GERÇEK GÖREVİ: -çok yakın- GELECEKTE BAŞLAYARAK; “FIRAT VE DİCLE HAVZASINDAKİ ve KUZEY AFRİKA ÇÖLLERİNİN ALTINDAKİ ‘YERALTI TATLISU DENİZLERİNDEKİ’ SUYUN DAĞITIMININ YAPILMASI İÇİNDİR ASLINDA..!
    YOKSA -halihazırda- DÜNYA ÜZERİNDE YAŞAYAN VE TOPLAMDA 14,5 MİLYON YAHUDİNİN TÜMÜNÜ, BÜTÜN YAHUDİLERİ “BUYRUN: İŞTE SİZİN YENİ ÜLKENİZ BURASI” DEYİP YERLEŞTİRSENİZ NASIL BİR KOMEDİ YARATMIŞ OLURSUNUZ SİZCE..?
    CEVABI BEN VEREYİM SİZE: KİLOMETREKAREYE 1/2 YAHUDİ! YANİ “YARIM YAHUDİ” BİLE DÜŞMEYEN BİR -sözümona- BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ KURMUŞ OLURSUNUZ! BU YALANA -he rşeyden önce- YAHUDİLERİ BİLE İNANDIRAMAZSINIZ..!?
    İngiliz yardım kuruluşu Oxfam’ın raporuna göre dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin serveti, geri kalan yüzde 99’luk kesimin servetinin toplamına eşit olduğu! Ve dünyanın en zengin 62 milyarderin servetinin, dünya nüfusunun en yoksul yüzde 50’lik kesiminin servetine denk geldiği bir dünyada bu kişilerle birlikte hayatta kalmayı hakeden biri; YANİ: “SEÇKİN BİR ONURSUZ OLMAYI SEÇEREK” RUHSUZ BİR ZOMBİ – “ÖLÜ BİR YAŞAYAN OLMAYI” KABUL ETMEYİN SAKIN..!
    İşte sevgili insanlar…
    Sizin siyasetçilerinizin: Sen “BOP” Eşbaşkanısın! diye gaz verip kandırdıkları ve bu öyküyü bir kara mizah başyapıtı olarak kendi aralarında anlatıp, haline güldükleri bu siyasetçi kendisine kurulan tezgahın, oynanan oyunun farkına varmış ve bunun acısına sizi ve sizin çocuklarınızı da ortak ederek intikamını alma peşine düşmüştür bugün!
    Sizler de kendi ülkelerinizdeki bu kirli siyasetçilerinizin ektiği acılara “ortak olacak olanlar!” olacaksınız bu senaryonun kaçınılmaz sonuna göre!
    Gelin diyorum size! GELİN EL ELE VEREREK DURDURALIM BU ÇİRKİN OYUNU ve BİRLİKTE ÇOMAKLAR SOKALIM TEZGAHLARINA – ARABALARININ TEKERLERİNE VE: YIKALIM TEKER TEKER, HEPİMİZİN ÇOCUKLARININ KANLARIYLA KARIP – KURACAKLARI SARAYLARINI ONLARIN TEPELERİNE; BİRLEŞMİŞ GÖNÜLLERİMİZLE VE ELBİRLİĞİYLE..!!!

    Ben de, sizin gibi bir İnsan’ım..! Ben’i “Var eden OLGU” ve “Varlık” olmama sebep olan TEK DEĞER, “ÖZGÜR İRADEMDİR..!” Ve, size yapmakta olduğum bu başvurumun tek dayanağı da doğuştan sahip olduğumuz bu Muhteşem Ortak Değer’dir..!
    Ben bugün; önderliğini yaptığı Ulusal Kurtuluş Savaşından sonra, cephede savaştığı tüm düşmanlarını sevgiyle kucaklayıp, “YURTTA BARIŞ, DÜNYA’DA BARIŞ” ANAFİKRİ İLE KURUP; gelecek-genç nesillere emanet ettiği ve eşit bir yurttaşı olarak doğduğum TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE: “EGOLARINI ve KİBRİNİ YASA ZANNEDİP, BİR KIRBAÇ GİBİ KULLANMAYI” -EN DOĞAL- HAKKI ZANNEDEN BİR DİKTATÖR ÖZENTİSİNİN YÖNETİMİNE BOYUN EĞMEYİ KABULLENMEYE ve “iradesi gasp edilmiş bir organizma gibi” yaşamaya: VE de bu kişinin “biatcısı” ve anlayışının “kölesi olmayı kabullenmeye” zorlanıyorum..!
    Ve ne acıdır ve ne korkunç, ve ne kadar ironik bir durumdur ki: Kendi çıkarları için bu diktatörü yaratıp, besleyen Siz-lerden!
    Yani: Sözümona “Uygar Dünya’dan yardım isteyen bir kurban algısı yaratıyorum!” bu seslenişimle…
    Oysa ben, sizin devletlerinizin-siyasetçilerinizin anlık çıkarları için (ve “İt’i İt’e kırdırmak amacıyla) yaratıp bizim başımıza musallat ettikleri bu canavarın yaratacağı ve sebep olacağı “acılar ve ölümlerle” dolu olacak olan ‘ortak geleceğimizin koşullarının!’ sizin toplumlarınızın ve sizin ve çocuklarınızın da geleceklerini (Hitler’in yaptıklarını mumla aratacak) acılarla, kan ve gözyaşı ile yok edeceğini öngörerek! Sizleri ve zihinlerini korku bürümüş siyasetçilerinizi uyarmak, uyandırmak için sesleniyorum size..
    Sizleri uyandırmak için! Sizi siz yapan, İnsan yapan Öz’lere ve Sevgi kaynaklı hiçbir kavrama değer vermeyen siyasetçilerinizin yaptıklarının; göz yumarak yarattıkları ve sizlerin “başkaları olarak” gördüğünüz insanlara yaşattıkları (sonuçlarına sizleri de ortak ettikleri) acıların “ne kadar korkunç ve anlatılamaz olduklarını anlamayı” çocuklarınıza, torunlarınıza miras bırakmanıza engel olabilmek umuduyla sesleniyorum Siz’lere..!
    Siz’lere: UYANIN ARTIK BU KARANLIK UYKUNUZDAN! diye sesleniyorum! Seslenişimi ve sizin için, ortak Dünya’mızın karanlık geleceğini görmeniz için, attığım çığlıkları duyun diye!” yapıyorum bu çağrıyı da…
    DUYUN BENİ, “HİSSEDİN ve GÖRÜN SİZLERİN GELECEKLERİNDE ÖNGÖRDÜĞÜM (Özgür iradelerinizden vazgeçerek yarattığınız)KARANLIĞI, ACILARI VE SİYASETÇİLERİNİZİN EKTİKLERİ TOHUMLARIN YEŞEREN SONUÇLARINI..!
    BEN BUGÜN -sonsuzluğu kucaklayan ”Şimdi’de” TÜM DÜNYANIN KADINLARINA, ANNELERİNE VE ANNELİK RUHUNDAN NASİBİNİ ALABİLME AYRICALIĞINI YAŞAYAN ERKEKLERİNE: ‘BABALARA’ SESLENİYORUM.
    SİZİN OYLARINIZLA İKTİDARI ELE GEÇİREN (Ve alenen: demokrasi bizim için amaç değil, bir araçtır sadece! diyen) BİR SİYASETÇİNİN TASARLAYIP TÜM TÜRKİYE’YE DAYATTIĞI YARATTIĞI BU ÖLÜM UYKULARINIZDAN UYANIN LÜTFEN…
    (ONA BİAT ETMEYENLERİN ZİHİNLERİNDE, HİÇBİR SEVGİ DEĞERİNE SAHİP OLMADIĞI DÜŞÜNCESİ UYANDIRAN) VE -her şeyiyle sahte olan- BU CANAVARIN YAPTIKLARINA (bana dokunmayan yılan bin yaşasın, veya; bu yaptıklarını ‘sonradan ona karşı silah olarak kullanırız’ mantığıyla) SEYİRCİ KALIP, GÖZ YUMMAKTAN -LÜTFEN- VAZGEÇİN ARTIK
    Yaratıcımız BİR, parçası olduğumuz Varlık BİR, geldiğimiz ve gideceğimiz kucak “BİR’dir hepimizin..!”
    El ele vererek Biz’i önce ‘biz-ler’ yapıp, Biz’i bize; sonra da ”bizi- bize” kırdıran o kirlenmiş siyasetçilerin dayattığı “ayrılık bilincini” reddederek “AYRILIK, FARKLILIK, ÜSTÜNLÜK -veya- DEĞERSİZLİK DÜŞÜNCELERİMİZİ, DUYGULARIMIZI” Ben’lik-lerimizden çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için kazıyalım lütfen …
    Bir’lik bilinçlerimizin öksüz, yetim ve bu nedenle cansız kalmış bireysel esintilerini birleştirerek ” YEPYENİ BİR BİLİNÇ FIRTINASINA DÖNÜŞTÜREBİLME FIRSATIMIZ” henüz erişim mesafelerimizdeyken; yeniden ve bu bilişle kucaklaştıralım diğergam duygularımızı!
    Ben ölmekten korkmuyorum artık..! Çünkü ölüm kavramının “sahte ve kötü amaçlarla tasarlanan düşüncelerin enerjisi ile yaratılmış olan” sanal bir gerçek olduğunu! Ve sahte korkular yarattıktan sonra o korkuları besleyip, canlı tutmaya yarayan “bir korku makinesi” olduğunu gördüm- anlamaya başladım..!
    ARTIK: SEÇİM YAPARAK ÖLÜMSÜZLÜK DUYGUSUYLA TANIŞMAK İÇİN YAPMAMIZ GEREKEN TEK ŞEYİN, TOPLUMSAL BİLİNCE REHİN BIRAKTIĞIMIZ “ÖZGÜR İRADELERİMİZLE” – YENİDEN- TANIŞMAK OLDUĞUNU; BULUŞMAK OLDUĞUNU BİLİYORUM..!
    BUNUN İÇİN YAPMAMIZ GEREKEN TEK ŞEY İSE: “KUCAKLAŞIP BİRLİK OLMAYA KARAR VERMEMİZDİR” SADECE..!
    HİTLER GİBİ BİRİNİ TOPLUM LİDERİ OLARAK BAŞTACI ETMİŞ OLMANIN UTANCINI. BUNU GELECEK NESİLLERİNE; ÇOCUKLARININ VE TORUNLARININ ÇOCUKLARINA MİRAS OLARAK BIRAKMANIN UTANCINI BENLİKLERİNDE TAŞIMAYA ‘KENDİLERİNİ MAHKUM ETMİŞ OLANLAR’ BU SÖZLERİMİ VE TAŞIDIĞI DUYGULARIN YAKICILIĞINI DAHA İYİ ANLAYABİLECEK OLANLARDIR…
    AMA; HİTLER’İ BAŞTACI ETMENİN (o günlerde yaşamış) BİR ALMAN OLMAK, ALMANYA’DA YAŞAMIŞ VE ONU DESTEKLEMİŞ OLMAK ANLAMINA GELMEDİĞİNİ; SUSKUN VE SEYİRCİ KALMIŞ OLMANIN YETERLİ OLDUĞUNU ‘ÇOK DERİNDEN İDRAK EDENLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ’, BUGÜN, BU DÜNYADA, BU ENKARNASYONDA ARAMIZDA YAŞIYORLAR!
    BU İNSANLAR – yaşandığı süreçte- TEHLİKENİN FARKINDA OLDUĞU VE YAKLAŞAN GÜNLERİ VE TAŞIDIĞI ACILARI; ÜÇ, BEŞ VEYA ONBEŞ SENE ÖNCEDEN ÖNGÖRDÜĞÜ, HİSSETTİĞİ HALDE; O KRİTİK DEĞERDEKİ GÜNLERDE, KENDİNCE NEDENLERLE SESSİZ KALMIŞ OLMANIN KİŞİSEL HESAPLAŞMASINI YAPMAK İÇİN; ve “YAPTIKLARI O HATAYI TELAFİ ETME FIRSATI POTANSİYELLERİNİN” ÇOK ARMIŞ OLMASI NEDENİYLE” BURADA – ARAMIZDALAR TEKRAR..!
    İŞTE SEVGİLİ “İNSAN KARDEŞLERİM!”: BEN O GÜNLERİN YARATICILARINA, HİTLER’E, MUSOLLİNİ’YE, JAPON İMPARATORUNA VE ONLARIN İRADELERİNİ SATIN ALAN TİRANLARIN YARATMAYA ÇALIŞTIKLARI KORKU İMPARATORLUĞU ÇALIŞMALARINA ve/veya BUNLARDAN BİRİNE VEYA TÜMÜNE SESSİZ KALAN İNSAN KARDEŞLERİMİ KAHREDEN BU HATALARI, TUTUMLARI TEKRARLAMAYI REDDETTİĞİM İÇİN SESLENİYORUM BİZ’E, YANİ: HEPİMİZE..!
    BUGÜN YİNE AYNI TİRANLARIN KUKLALARI DURUMUNDAKİ AB VE ABD’Lİ SİYASETÇİLERİN YARATTIĞI BİR KARAKTER; HALİ, TAVRI, DURUŞU, HATTA HAPŞIRMASI BİLE TASARLANMIŞ OLAN; PROMPTER’DAN OKUDUĞU HER ŞEYİ BİLDİĞİNİ ZANNEDEN VE ÖZENDİĞİ -ROL MODELİ OLARAK ALDIĞI- ADOLF HİTLER’DEN ON MİSLİ DAHA CAHİL – AMA ON KERE DAHA ACIMASIZ- BİR DİKTATÖR; (SONUÇLARI SİZİ DE YAKACAK OLAN YETKİLERLE DONANMIŞ OLARAK) BENİM CANIM ÜLKEMİ, TÜRKİYE’Yİ YÖNETİYOR.
    BİR KÖPEĞİN BEDENİNİ DÜNYA BELLEYİP, “ÜZERİNDE ONUN KANINI FÜTURSUZCA EMEREK BESLENEN PİREDEN, BİTTEN, KENEDEN FARKSIZ BİR TUTUMLA YAŞADIĞIMIZ” BU GEZEGENİN, BU ANLAYIŞA – BU TUTUMA SON VERMEK İÇİN KAŞINMAYA BAŞLAYACAĞI BU DÖNEMDE, İNSANLIĞIN İKİNCİ BİR KERE; AMA HİTLER TRAVMASINDAN ON KERE DAHA YIKICI OLACAK BİR ” ER-DOĞAN” TRAVMASINA DAYANAMAYACAĞINI GÖRDÜĞÜM İÇİN- İNANDIĞIM İÇİN SESLENİYORUM -ben- “BİZ’E…
    LÜTFEN KULAK VERİN BANA, DUYUN BENİ, İŞİTİN SESSİZ ATTIĞIM ÇIĞLIKLARIMI VE SAHİP ÇIKIN, ŞEVKATLE KUCAKLAYIN -SEVGİLİLERİNİZİN- ÇOCUKLARINIZIN, TORUNLARINIZIN GELECEKLERİNİ..!
    DUYUN, İŞİTİN VE HİSSEDİP ANLAMAYA ÇALIŞIN… GÖRMEYE ÇABALAYIN SIRTLARINIZI DÖNDÜĞÜNÜZ, YERİNE GETİRMEDİĞİNİZ SORUMLULUKLARINIZLA; “KUCAKLADIĞINIZ SORUMSUZLUKLARINIZLA YARATTIĞINIZ” VE “SEVDİĞİNİZ HERŞEYİ KAVURACAK YENİ CEHENNEMİNİZİN” BÜYÜKLÜĞÜNÜ LÜTFEN..!!!
    BENİM ÜLKEMİN İNSANLARI İLE ARANIZDA OLUŞMUŞ OLAN SEVGİ VE EMPATİ KANALLARINI KAPATMAYIN, CANLI TUTUN LÜTFEN… ÇÜNKÜ BURADA BAŞLAYACAK BİR YANGIN, BU KEZ TÜM İNSANLIĞI “CAYIR CAYIR ISITACAKTIR..!” İNANIN BUNA…
    İÇİNİZDEKİ “O CILIZ” SESE; SİZE İNSAN OLDUĞUNUZU ve SORUMLULUKLARINIZI HATIRLATAN “O SESSİZLEŞTİRDİĞİNİZ ÇIĞLIĞA” SEVGİYLE YAKLAŞIN VE DİNLEYİN O’NU; YANİ ÖZ’ÜNÜZÜ..! LÜTFEN…

    AÇIKLAMALARIM:
    KULLANDIĞIM DEYİMLERİN SÖZCÜKLERİN ANLAMINI PEŞİNEN BELİRTİYORUM.
    SAYIN SAVCILIK MAKAMI
    CUMHURBAŞKANI HAKKINDA BULUNDUĞUM BU -RESMİ- SUÇ DUYURUMDA -izninizle- TÜM HİTAP VE İTHAMLARIMI SN. CUMHURBAŞKANI’NIN “YÜZÜNE KARŞI YAPIYORMUŞ GİBİ” – ONA HİTABEN YAPIYORUM..! VE SN CUMHURBAŞKANI’NIN DA ARASINDA BULUNDUĞU BAZI SİYASİLERİN “YAPTIKLARI – GÖRMEZDEN GELEREK -bence- ORTAĞI KONUMUNA GEÇTİKLERİ TEHDİT, RÜŞVET, YOLSUZLUK VE DEVLETİN İMKANLARINI KİŞİSEL ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANMALARI” NEDENLERİYLE MANEVİ VE MADDİ OLARAK TAMAMEN TÜKETİLDİĞİM İÇİN -kendime- BİR AVUKAT TUTAMADIM…
    VE “CUMHURBAŞKANI, MİLLETVEKİLİ ve DEVLET MEMURU OLURKEN VERİLEN SÖZLERE – İÇİLEN ANTLARA VE YEMİNLERE UYMAMAYI “VATANA İHANET ETME” KAVRAMIYLA TANIMLADIĞIMIN BİLİNMESİNİ İSTERİM..!
    Bu satıra kadar ve bundan sonra yapacağım ve teknik-mesleki yetersizlikten kaynaklanacak tüm yanlışlıklarım için makamınızdan ve şahsınızdan özür dilerim. Ve bilinmesini isterim ki: Bu başvurumun içindeki tek bir kelime ve içeriği oluşturan hiçbir kavram – hiçbir itham ve suçlamam “zerre kadar bile” bir hakaret veya aşağılama kastı taşımamaktadır!
    VE SN SAVCILAR VE HAKİMLER: AŞAĞIDA BU BAŞVURUMDA KULLANDIĞIM, KULLANACAĞIM BAZI SÖZCÜK VE KAVRAMLARI, BENİM HANGİ ANLAMDA veya MANADA KULLANDIĞIMI NET OLARAK GÖSTEREN BİR “KAVRAMLAR-DEYİMLER VE KELİMELER SÖZLÜĞÜ BULUNMAKTADIR..! Bilgilerinize sunarım…
    AHLAK:Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kurallardır.. Ve: AHLAK TERCİHLİ BİR BİLİNÇ HALİDİR.
    NAMUS: Ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık.
    NAMUS SÖZÜ: Namus ve onur üzerine verilen söz.
    ŞEREF: Başkalarının birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer.
    ONUR: Bir insanın kendisine karşı duyduğr saygı. Şeref, öz saygı, haysiyet.
    HAYSİYET: Değer, saygınlık, itibar.
    YALAN: DOĞRU OLMAYAN, GERÇEĞE UYMAYAN SÖZ.
    YALANCI: YALAN SÖYLEMEYİ HUY EDİNMİŞ KİMSE.
    YALAN DOLAN: Gerçek dışı söylenen birçok söz. Hile, aldatmaca.
    HİLE: Birini aldatmak, yanıltmak için kurulan düzen.
    SAHTEKAR: Sahte işler yapan, kendisini olduğundan farklı göstererek, sahte bir kimlik ve kişilikle başkalarını maddi ve manevi olarak sömüren, düzenbaz, sahteci.
    Kendisini iyi, değerli, dürüst, iyi niyetli, bilgili, dindar veya makbul bir insan gibi göstererek muhataplarını kandıran ve gizlideki amacı “her yol mübah” diyebilen kişi.
    YALAN YERE YEMİN ETMEK: DOĞRU OLMADIĞINI-TUTMAYACAĞINI BİLE BİLE ve TUTMAYACAĞINI BİLEREK “YALANDAN-SAHTE” YEMİN ETMEK.
    YALAN MAKİNESİ: Çok kolay ve hiç renk vermeden yalan söyleyebilen kimse.
    KATMERLİ YALAN: Üst üste, birbirini takip eden yalanlar silsilesi.
    ALAVERE: Bir şeyin elden ele aktarılması.
    DALAVERE: Yalan dolanla gizlice yürütülen ahlaksız ve kötü işler. Gizli oyun.
    DOLANDIRICI: Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse.
    DİKTE: Kelimeleri tane tane söyleyerek buyurgan bir tavırla söylemek, emretmek, yazdırmak.
    DİKTATÖR: Demokrasilerde “geçici bir süre için” bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış kimse. Otokrat, tek başına yöneten, zorba, buyurgan, dikte eden, emir veren ve “Mutlak üstünlüğü bulunan yönetici..!” (Günümüzde bu sıfat, halkın oylarıyla ele geçirdiği yönetimi istismar eden siyasetçiler için de kullanılmaktadır)
    DİKTATÖRLÜK: Yönetme iradesinin bir diktatör, bir siyasi parti veya oligarşik bir grubun elinde bulunduğu baskıcı bir yönetim şekli. Diktatörlük Devletin bir kişi ya da küçük bir grup tarafından mutlak denetim altında bulundurulduğu yönetim şeklidir. Diktatörlüklerde her şey devlete aittir ve devleti yöneten kutsallaştırılmış bir lider vardır.
    Diktatörlük aşağıdaki özelliklerden bir ya da bir kaçını bir arada bulunduran yönetim şeklini ifade eder:
    1- Yöneticiyi veya yöneticileri eylemlerinden dolayı sorguya çekecek, sorumlu tutacak veya işten el çektirebilecek yasa, gelenek ve kurumların yokluğu.
    2- Otoritenin gücü üzerinde sınırlamaların olmayışı.
    3- Önceden var olan yasaların hilafına yüce otoritenin kazanılması.
    4- Normal görev devir teslim şartlarının ve süre sınırlamasının olmayışı.
    5- Otoritenin sadece sınırlı bir grubun yararına kullanılması.
    6- Yasama, yürütme ve yargı Gücünün tek elde toplanması
    7- Tebanın salt korku yüzünden itaat etmesi.
    8- Terör uygulanması.
    9- Kutsallaştırılmış, yanılmaz ve mutlak güç sahibi bir lider.
    KANDIRILMAK: Kandırmak fiiline tabi olmak. Zihni çelinmek,inandırılmak, ikna edilmek.
    KANDIRILAN: Aklı olmayan, doğruyu bilmeyen, bilgisiz ve tecrübesizliği nedeniyle sürekli aldanan, aldatılan, yanılan ve yanıltılan kişi.
    ALDATMAK: Karşısındakinin dikkatsizliğinden, bilgisizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. ** verilen sözü, sözleri tutmamak. ** Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkartmak, iğfal etmek. ** Oyalamak, avutmak.
    ALDANMAK: Yanılmak; hile ve oyuna kapılmak. İğfal olunmak, aldatılmak. Bilgi ve tecrübe eksikliği nedeniyle aldatılmak fiiline maruz kalmak. Güvenilmez birine itimat etmek.
    ALDATILMAK: Aldatma fiilinin öznesi olmak.
    CAHİL: Eğitim almamış, okumayan, en temel konularda bile yeterli bilgisi ve deneyimi olmayan ve bunun farkında bile olmayan kimse.
    DENEYİM: Belirlenmiş bir hedefe ulaştırabilecek yeni koşullar yaratarak, ya da toplumsal yaşamın içinde türlü süreçleri -amaca uygun olarak- değişikliklere uğratarak olayların incelenmesi , gözlemlenmesi sonucunda (yaşayarak) elde edilen bilgi birikimi.
    DEVLET MEMURU YEMİNİ: Devlet memurları, asli devlet memurluğuna atandıktan sonra en geç “bir ay” içinde sadakat ve bağlılıklarını yeminle belirtip özlük dosyalarına konmak üzere aşağıda yer verilen “yemin belgesi”ni imzalarlar:

    “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Millîyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin millî, ahlaki, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan millî, demokratik, laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış hâlinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”

    CUMHURBAŞKANI YEMİNİ: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine and içerim.”

    MİLLETVEKİLİ YEMİNİ: Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.
    —————— 0 ——————
    Sn Yargı Makamı, Sn Savcı ve Sayın Hakimler.
    Adım Ragıp Çiçen. 10486170692 Vatandaşlık numaralı T.C vatandaşıyım ve bir heykeltraşım. Yurttaşlık bilincim ve milli hassasiyetlerimin bana yüklediğine inandığım sorumluluk anlayışımın gereği olarak bu ihbar başvurusunu yapmaktayım..!
    Açık ve en net bir şekilde beyan ederim ki: Bu girişimim tamamen ve yüzde yüz bireyseldir. Hiçbir kişi, kurum veya (yasal veya yasa dışı) kuruluştan – örgütten yardım almadım! Yasal veya yasa dışı hiçbir siyasi partiye – örgüte veya türevi olabilecek herhangi bir yapıya, yapılanmaya zerre kadar sempatim ve üyeliğim yoktur ve son 35 senedir de olmamıştır. Eşimin, çocuklarımın ve hiçbir yakınım bu girişimime dahil veya destek olmamıştır.! Tam tersine sosyal medyada ki bu konulardaki paylaşımlarım nedeni ile -son iki senedir- tüm aile fertlerimle ilişkilerim en alt düzeyde ve mecburiyet kaynaklıdır..!
    Bugün bu dilekçemle, bu başvuruylaÜLKEM İÇİN, TÜRK ULUSUNUN -gittikçe kararan, karartılan- geleceğinde yaşanması -her geçen gün- daha kaçınılmaz hale gelmekte olduğunu öngördüğüm karanlık günlerinin yaratılmasında sessiz kalarak “suç ortağı olduğumu” ve -hiçbir şey için geç değildir düşüncesiyle- bugünlerde sonuçlarını -varolanın yüzde biri oranında- yaşamakta olduğumuz cehaletle, ahlaksızlıklarla sıvanmış olan LİYAKATSİZ SİYASETÇİLERE, BÜROKRATLARA ve BUNLARIN SAHİBİ OLDUĞUNU ZANNEDEN KİŞİYE KARŞI -huzurunuzda- : HAKKA, HUKUKA, TÜM YAŞAM UNSURLARININ ve TÜM İNSANLARIN EŞİT HAKLARA SAHİP OLDUKLARINI BİLEN; “İNSAN HAKLARINA, ÖZGÜRLÜKLERE ve “ÖZGÜR İRADEYE SAYGISI OLAN” BİR TÜRK AYDINI, BİR TÜRK ZENAATKARI – SANATÇISI ve de BİR “İNSAN OLARAK ‘YETER ARTIK..! DEMEK İÇİN” SESİMİ YÜKSELTİYORUM VE “BU SUÇ DUYURUSUNDA” BULUNUYORUM..!”
    SUÇLADIĞIM, İTHAM ETTİĞİM KİŞİ İSE: NE YAZIK Kİ -İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ ve DAHA DA ‘ZİFİRİ HALLERİNE’ DOĞRU SÜRÜKLENMEKTE OLDUĞUMUZ -SÖZKONUSU OLAN- BU KARANLIK GELECEĞİN, “BU KARANLIK ‘ORTAK ‘GELECEĞİMİZİN!” BAŞMİMARI OLAN CUMHURBAŞKANI R.TAYYİP ERDOĞAN’DIR..!

    Sn. Yargı Makamı.
    Bilmenizi isterim ki; bana bu fikri – bu cüreti veren ve içimde baskılanmış hümanist yanımı, yurtseverlik duygularımı ateşleyen; ve -en önemlisi- Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, kurucusu olduğu Cumhuriyetimizi emanet ettiği “Türk Gençlerinden birisi olduğumu”hatırlatan! Bir yurtsever, bir oğul, bir baba, bir eş, bir sevgili, bir hayvan dostu olduğumu; -özgür-“BİR İNSAN OLDUĞUMU” (11 Eylül 2007 tarihinde 38. Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Kongresinde yaptığı konuşması ile) BANA HATIRLATAN KİŞİ, YAPMIŞ OLDUĞU AŞAĞIDAKİ ŞU KONUŞMASINDAKİ:
    ** “-HAKSIZLIKLAR KARŞISINDA BİLİMADAMLARININ, ENTELLEKTÜELLERİN, SANATÇILARIN SESLERİ, YAŞADIĞIMIZ BU ÇAĞDA YETERİNCE YÜKSELMİYOR NE YAZIK Kİ..! OYSA BU BİLGİ ÇAĞINDA ‘AYDINLARIN İNSANLIĞIN VİCDANI OLMASI” VE SESLERİNİ ADALETTEN YANA YÜKSELTMESİ GEREKİR..!” ŞEKLİNDEKİ SÖZLERİ İLE, YİNE AYNI KİŞİ! OLMUŞTUR..! Yani: RECEP TAYYİP ERDOĞAN OLMUŞTUR..! (Bu vesile ile -bu kıvılcımı için- kendisine minnettar olduğumun da bilinmesini isterim…)
    Yine aynı kişi zihnimde oluşan “yapsam mı – yapmasam mı” ikilemini aşmamı 30 Nisan 2008 de verdiği şu akılla – altın değerindeki şu öğütü ile aşmamı sağlamıştır:
    ** “-BİR OLAY OLURSA İLGİLİ BAKANI ARARSIN, İLGİLİ YETKİLİLERİ ARARSIN, İLGİLİ -yerel- YETKİLİLERİ ARARSIN… OLMUYORSA GEL BAŞBAKANI ARA, CUMHURBAŞKANINI ARA..! ONLAR DA DUYARSIZSA O ZAMAN YAZ- KONUŞ..!” (RTE-2008)
    İşte sayın T.C Cumhuriyet Savcısı-savcıları ve Sayın Hakimler:
    Ben bugüne kadar bu konularda; hırsızlık-yolsuzluk konularında ve Fetö konusunda (Yasal platformlarda) yaptığım suç duyurularından, yaptığım ihbarlardan! Bimer’e, Cimer’e, Anayasa Mahkemesine yaptığım tüm başvurularıma rağmen,”Suçları işleyenlerin veya Ortak olanların ve ganimeti paylaşanların” hiç birine, en küçük bir işlem yapılmadığına üzülerek şahit oldum!
    İşte bu nedenlerle de; bu sisteme, bu sistemi kuranlara – yaşatıp yönetenlere ve ‘göz yumarak nemalananlara’ karşı büyük bir kızgınlıkla – öfkeyle dolmaya başladım..!” ÇÜNKÜ ONLAR DA DUYARSIZ DAVRANIYORLARDI..!

    SN. CUMHURİYET SAVCILARI:
    (5 Eylül 2010 tarihinde) R. Tayyip ERDOĞAN’ın -bıyık altından gülümseyerek, ve alaycı bir tavırla- söylediği: “-MUHTAR BİLE OLAMAZ” DEDİLER! Millet onları affetmedi ve onların “muhtar bile olamaz dediği adamı- beni” TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE BAŞBAKAN YAPTI..! Olay bu..!” sözünün gerçek anlamını -aynı şahsın- AKP’nin Ankara’daki bir iftar yemeğinde yaptığını öğrendiğim (5 Ekim2007-Yeni Şafak) aşağıdaki şu konuşmasına rastlayınca anlamaya başladım!
    ** “-AK PARTİ BİR MUAMMA DEĞİLDİR..! NE YAPTIĞI, NASIL YAPTIĞI, NİÇİN YAPTIĞI, “KİMİN İÇİN YAPTIĞI” ve “KİMİ TEMSİL ETTİĞİ BELLİDİR..! BİZİM ÖZÜMÜZ BİR, SÖZÜMÜZ BİRDİR..!” ___ (RTE)
    Adam kesinlikle doğruyu söylüyor, ama biz anlamak istediğimiz gibi – işimize geldiği şekilde anlıyorduk onu! Zaten, heryerde ve her fırsatta “BERABER YÜRÜDÜK BU YOLLARDA” diye şarkılar söylüyordu! “-BİZ BU YOLDA MİLLETİMİZLE BİRLİKTE YÜRÜYORUZ…! GÖNÜL BİRLİĞİ, KADER BİRLİĞİ YAPTIK. NE ALDANAN, NE DE ALDATILAN OLMADIK..!” (Şanlı Urfa-7.09.2010) derken aslında şunu -açıkça- söylediğini daha sonraki icraatlerine bakınca anlayabildim ancak! “Bana göre”: Bazı sözcükleri, bazı satırlardan çıkarmadan önceki -gerçeğin gizlenmeden önceki- hali şöyleydi bu cümlenin:
    * “-BİZ BU YOLDA MİLLETİMİZLE BİRLİKTE (CEMAATLERLE, TARİKATLERLE, CÜPPELİ AHMET GİBİ YANMAZ KEFENLER veya, DİREK CENNETE GÖTÜREN TERLİKLER SATAN ŞARLATANLARLA! ve ADNAN OKTAR GİBİ AŞIRI UÇLARDAKİ -PORNOCU- TARİKATLERLE BİRLİKTE) YÜRÜYORUZ…! (ABD ve İSRAİL İLE BİRLİKTE ve BENİM EŞBAŞKANI OLDUĞUM “BOP -YANİ- BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ” KAPSAMINDA) GÖNÜL BİRLİĞİ, KADER BİRLİĞİ YAPTIK.. NE ALDATAN, NE DE ALDATILAN OLMADIK..!”
    Ben neden mi bu sefer böyle anladım: Çünkü “neden-niçin-nasıl” diye araştırırken karşıma çıkan ve “geçmişe ait olan bazı öyküler; zihnimde yepyeni ve bambaşka anlamlar içeren “korkunç” bir hale dönüşmeye başladı..!
    ** Başbakan Erdoğan, BOP’un (Büyük Ortadoğu Projesi’nin) eşbaşkanı oldu! İkinci başkan ise Bush idi. Ve: ABD Savunma Bakan yardımcısı Paul Wolfowitz’in: “Biz Irak’a müdahale konusunda tereddüt ediyorduk, Tayyip Erdoğan bize cesaret vermiştir.” diye konuşup, alenen R. Tayyip ERDOĞAN’ın yol arkadaşının ABD ve İSRAİL olduğunu Irak’ın işgalinden üç ay önceki Türkiye ziyareti esnasında açıkladığını gördüm!
    NOT: Bu arada R.T. Erdoğan, AJC örgütünden bugüne kadar “cesaret ödülü” alan 10 kişi içinde Yahudi olmayan tek kişidir..! Daha önce AJC tarafından 10 kadar kişi ödüle lâyık görülmüştü; bunlar arasında İsrailli veya Musevi olmayan tek kişi Tayyip Erdoğan’dır! Listede İsrail’in önemli bütün başbakanları var. Türkiye başbakanına bu ödülün verilmesi de, verildiği mekân da anlamlı: HSBC bankasının New York merkezi… ) (http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2004/SUBAT/05/tkivanc.html) Ve: Tayyip Erdoğan’a “cesaret ödülü” veren “American Jewish Congress” (AJC) adlı kuruluş, WJC’ye bağlıdır..! 19. yüzyıl sonunda kurulan “World Jewish Congress” (WJC) Dünya Musevilerini bir “ulusal yurda” kavuşturma – İsrail devletini kurmak amacıyla Theodore Herzl tarafından kurulmuş ve bu amacını gerçekleştirmiş bir Yahudi teşkilatıdır..!
    ** Kuzey Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirildi. Buna ciddi hiçbir tepki gösterilemedi. Üstelik ağır ve ciddi çuval olayı sonrası “ABD’ye nota verecek misiniz?” sorusuna başbakan (RTE) şöyle veciz(!) bir cevap verdi: “-Bu müzik notası değil..! Öyle aklınıza her estiğinde verilmez. Ağırlığı ve ciddiyeti vardır!” *İşte bu söz, bu kişinin vatan ‘sevgisinin’ tescil belgesidir..! Bu Türk ordusuna ve tüm şehitlerimize hakaret ve Türk milleti’nin kutsal değerlerine yapılmış ihanettir..!
    BOP Eş-başkanı Erdoğan’dan utanç veren ve yüzkızartıcı olan aşağıdaki açıklamaya rastlatınca -zihnimde oluşan yeni ve büyük resim- iyice netleşmeye başladı artık! Bu cümle şu idi: “-Amerika’nın düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi; Diyarbakır işte bu proje içinde bir yıldız, bir merkez olabilir. Ben buna çok önem veriyorum. Bunu başarmamız lazım!” (15 Şubat 2004, Kanal D, Teke Tek Programı)
    *Ve: 1 Mart Tezkeresi reddedilmiş olmasına rağmen, çıkarılan bir genelgeyle, ABD’nin savaş araç-gereçleri Türkiye üzerinden Irak’a nakledildi.
    * AKP milletvekili Ömer Çelik, kadınları tecavüze uğrayan ve ülkesi işgal edilmiş Iraklı direnişçilere: “Katiller sürüsü!” dedi! (21.08.2004 – Vakit) Bu sözler bu aadamların kendi dinlerine ettikleri -büyük- ihanetin belgesidir!
    * İsrail’in talebiyle ve onun güvenliği için, kamuoyuna rağmen Lübnan’a asker gönderildi.
    * Başbakan Erdoğan, İspanya Başbakanıyla beraber “Medeniyetler arası İttifakın” da eşbaşkanı oldu! NOT: (Medeniyetler arası ittifak, Fetö’nün asıl başkanı olduğu “Dinlerarası diyaloğun” diğer ismidir. Gösterilen tepkiden dolayı, medeniyetler arası ittifak ifadesi kullanılıyor.)
    *Tezkereye ‘evet’ denmesini isteyen Erdoğan “-Her zaman ‘hayır’da hayır yoktur. Rahat olun, gelişmeler kontrolümüzde’ dedi. Ve tezkere geçmeyince de Tayyip Erdoğan, Gül ve bakanların baskısına rağmen 1 Mart tezkeresine ‘hayır’ diyen milletvekilleri, 22 Temmuz seçiminde aday göstermedi.!
    Şimdi Tayyip Erdoğan’a ve onun emriyle; o tezkereye “evet diyerek ellerini kaldıran milletvekillerine” ve bu kişiyi “Vatansever, müslüman, dürüst ve bir toplum lideri” olarak baştacı edip -ona- oy veren “samimi müslüman” ve yurtsever insanlarımıza…………….! Ve bu kişinin emirleri doğrultusunda şehit olan “ana kuzularımızın geride kalanlarına” çok önemli ve “ÇOOOK ACITICI” BİR SORUM VAR..!BENİM…!!! EGER YÜREĞİNİZ YETİYORSA “BİR AYNANIN KARŞISINA GEÇİP!” KENDİ GÖZLERİNİZE BAKARAK (tabi eğer bakabilirseniz) VERİN BU SORUMA -KENDİ- CEVAPLARINIZI…
    “EĞER O TEZKERE O GÜN, O MECLİSTE KABUL EDİLMİŞ – GEÇMİŞ OLSAYDI: BUGÜN, SİZİN “BU SIFATLA ve BU MAKAMINDA” OTURABİLECEĞİNİZ “TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYE BİR DEVLET” HALA BU COĞRAFYA DA YAŞIYOR OLABİLİR MİYDİ..?
    Herkes, hepiniz: “VERECEĞİNİZ CEVABIN, BU ÜLKENİN -tam bu andan sonraki- GELECEĞİNİN “KARANLIK MI – YOKSA AYDINLIK MI OLACAĞINI BELİRLEYECEK OLAN!” NİHAİ KARAR OLACAĞINI BİLEREK VERİN -kendi- CEVAPLARINIZI..!
    * 2011 YILINA KADAR BİRLİKTE TATİLLER YAPTIKLARI ve “KARDEŞİM ESAD” DEDİĞİ, SURİYE DEVLET BAŞKANI BİRDENBİRE “KATİL ESED’E NEDEN ve NASIL DÖNÜŞEBİLDİ.?”
    * VE NASIL OLDU DA: TÜRKİYE IŞİD’Lİ TERÖRİSTLERİ BARINDIRMAYA, KORUMAYA ve YARALILARINI TEDAVİ EDİP ONLARA SİLAH YARDIMI YAPMAYA BİLE BAŞLADI..!
    *VE NASIL OLDU DA AKP MİLLETVEKİLİ TUĞRUL TÜRKEŞ’İN YEMİNLER EDEREK: “-VALLAHİ DE, BİLLAHİ DE O SİLAHLAR TÜRKMENLERE GİTMİYORDU..! DEDİĞİ, SİLAH YÜKLÜ TIRLAR “BİR İÇ HESAPLAŞMA SONUCU” OPERASYONA UĞRAYIP, YAKALANDIKTAN SONRA BİRDEN BİRE “DEVLET SIRRI” OLDU ve BU YASADIŞI EYLEMLERİ HABER YAPAN GAZETECİLER “VATAN HAİNLİĞİ SUÇLAMASI İLE” YARGILANMAYA BAŞLADILAR..!
    * Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu, Amerikalılara Tayip Erdoğan hakkında, “Bu adamı kullanın! Hemen halının altına süpürmayin!” dedi! Ve görüldüğü üzere amerikalı patronları “Bu adamı” Irak’da, Libya’da, Suriye’de, Akdeniz ve Ege’deki tüm pis işlerinde kullandılar..!” (Bunu ibretlik bir öykü olarak yazıp-anlatabilir ve gerçeklerin anlaşılır bir tercümesini -sevinerek- yapabilirim! Sn Savcı ve Hakim bey)
    This man is an honest man. And he has his own beliefs and he is true to his beliefs. Please try to… I’d say ‘exploit’(sömürmek,istismar etmek, kendi çıkarına kullanmak) is a bad word, but kullanmak or use… (Zapsu burada Türkçe kullanmak sözcüğünü telaffuz ediyor ve İngilizce nasıl denir anlamında dinleyicilere bakıyor ve bir Türk dinleyicinin hatırlatması üzerine sözlerine devam ediyor) take advantage of this man. Because this person has so much credibility, because of his own beliefs in the Muslim world and he believes in the Western style democracy. I think instead of pushing him down, putting him to the drain, use… Here and in Europe you should take advantage of that. This is my offer… (http://www.milliyet.com.tr/2006/04/12/siyaset/axsiy02.html)
    * İçişleri Bakanlığı’nın emri ile, (http://www.istanbul.gov.tr/images/docs/emir.doc) Papa Jean Paul’ün ölümü dolayısıyla tüm yurtta bayraklar yarıya indirildi. Oysa papa için Rusya’da bile bayraklar yarıya indirilmedi! Diyanet İşleri Başkanımız vefat etse hangi ülke bayrağını yarıya indirir sizce..? İçişleri Bakanlığı, 8.4.2005 Cuma günü tüm resmi dairlerde gündoğumundan-günbatımına bayrakların yarıya indirilmesini istedi..! ÇOK ÖNEMLİ NOT: BEN KESİNLİKLE İNSANİ NEDENLERLE – DOSTLUK ve ACININ PAYLAŞIMI ADINA BAYRAGIMIZIN YARIYA İNDİRİLMESİNE KARŞI OLDUĞUM İÇİN YAPMIYORUM BU ELEŞTİRİYİ. Gizli amaç ve ajandalar çerçevesinde yapılan” bir ikiyizlülüğü işaret ediyorum..!
    *Geçmişte – Diyanet İşleri Başkanları vefat ettiklerinde “Türkiye’de bile” bayraklar yarıya idirildi mi hiç..?????
    * Yeni Papa 16. Benedict’in “Muhammed kılıçla din yaymaktan başka ne yapmıştır.!?” sözlerine neden hiç bir ciddi bir karşılık vermediniz – veremediniz Tayyip bey..?
    Neden: “-Sizin yaptırdığınız ve tarihin en kanlı ve haksız savaşları olan “Haçlı Seferleriniz” nezaket ve zerafetle gerçekleştirilmiş “Kültürel paylaşım ve ilim yayma seferleri miydi?” diye sormadınız o sn papa hazretlerine sn Tayyip Erdoğan beyefendi..?
    “Muhammed kılıçla din yaymaktan başka ne yapmıştır!?” sözünü -bir alıntı olarak- söylediğini- açıklayan papaya; hangi -dini bütün yetkilimiz- ağzını açıp da: “VAN MÜNÜTS..!” diyebildi..? Kim: “Tamam SAYIN PAPA; ÖYLEYSE PEYGAMBERİMİZLE İLGİLİ “SİZİN GÖRÜŞÜNÜZ NEDİR?” diye sorabildi..?
    *Ve de: Önce Papa’yla görüşmeyeceğini söyleyen -çok müslüman- Başbakanımız R. Tayyip ERDOĞAN -tam aksine- Papa’yı uçağın merdivenlerinde karşılayıp, kucaklamadı mı..?
    Oysa; sorulması gerekmez miydi -o anda- Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN beyefendiye: “-İslam karşıtı papayı -o düşmanca konuşmasının ardından- uçak merdiveninde karşılamak da nedir? Nasıl yaparsınız -bizi ve dinimizi küçük düşüren- böyle bir yanlışı..!?” diye…
    * Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün yaptığı : “Irak savaşında ABD , İncirlik’i kullandı ve buradan 4 bin 990 sorti gerçekleştirdi.” (bir suçortaklığı itirafı olan) bu açıklama ile: (Vecdi Gönül’ün “Los Angeles World Affairs Council” adlı kuruluşun düzenlediği konferansta yaptığı “Avrasya’da değişen güvenlik ortamı ve Türkiye’nin stratejik önemi” konulu konuşmasından.) R.T Erdoğan ve ekibinin ” ne amaçla- kimlerle ve hangi yollarda beraber yürüdüklerini” ta o günlerde açıkladığını! Ama T.C Devleti’ni Korumakla görevli tek bir kurumun bile görevini yapmayarak bu “VATANA İHANET SUÇUNA ORTAK OLDUKLARINI” GEÇ TE OLSA İDRAK ETMEME SEBEP OLDU..!
    *** Erdoğan ve Gül’ün (Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümü olan 29 Ekim 2004 tarihinde) AB Anayasası’nı: “-Bütün Türkler yok edilmeden Hristiyan dünyası rahat etmeyecek.” diyen Papa Cixtus’un (1585-1590) heykeli altında, ve “manevi huzurunda” imzaladıkları..! ayrıntısı da -benim gördüğüm- büyük resimdeki yerine konulunca: “KORKUNÇ GERÇEK; yani: “BOP’UN GERÇEK AMACININ TÜRKİYE’Yİ ve TÜRK KİMLİĞİNİ BU COĞRAFYADAN KAZIMAK!” OLDUĞU GERÇEĞİ -amiyane bir tabir ama- TABAK GİBİ ORTAYA ÇIKTI, ZİHNİMDE OLUŞAN BU “BERABER YÜRÜME” KONULU “BOP TABLOSUNUN BÜTÜNÜNDE..!”

    — 0 —

    SAYIN SAVCILIK MAKAMI
    CUMHURBAŞKANI HAKKINDA BULUNDUĞUM BU -RESMİ- SUÇ DUYURUMDA -izninizle- TÜM HİTAP VE İTHAMLARIMI SN. CUMHURBAŞKANI’NIN “YÜZÜNE KARŞI YAPIYORMUŞ GİBİ” – ONA HİTABEN YAPMAK İSTİYORUM..!
    **** (VE “CUMHURBAŞKANI, MİLLETVEKİLİ ve DEVLET MEMURU OLURKEN VERİLEN SÖZLERE – İÇİLEN ANTLARA VE YEMİNLERE UYMAMAYI “VATANA İHANET ETME” KAVRAMIYLA TANIMLADIĞIMIN BİLİNMESİNİ İSTERİM..!)
    Bu satıra kadar ve bundan sonra yapacağım ve teknik ve bilgi yetersizliğimden kaynaklanacak tüm yanlışlıklarım için, makamınızdan ve şahsınızdan özür dilerim. Ve bilinmesini isterim ki: Bu başvurumun içindeki tek bir kelime ve içeriği oluşturan hiçbir kavram – hiçbir itham ve suçlamam “zerre kadar bile” bir hakaret veya aşağılama kastı taşımamaktadır! HAKARET ETMEK GİBİ BİR KASTIM veya NİYETİM YOKTUR..!
    ** VE BAŞLIYORUM **
    T.C CUMHURBAŞKANI Sn. RECEP TAYİP ERDOĞAN’IN
    RESMİ KİŞİLİĞİNE
    Size-Şahsınıza ve Makamınıza yapmakta olduğum bu seslenişimin yasal dayanağı T.C. Anayasası’nın bana verdiği haklarım ve sizin cumhurbaşkanı olmak için T.B.M.M. kürsüsünde ve Türk Milleti huzurunda “NAMUSUNUZ VE ŞEREFİNİZ ÜZERİNE YEMİN EDEREK” talip olduğunuz ve üstlendiğiniz resmi sorumluluklarınızdır.
    Savunduğum ve tabi olduğum evrensel etik değerlerin bir gereği olarak konuya/konulara girmeden önce bilmeniz gerektiğini düşündüğüm bazı bilgileri size aktarmam gerektiğine inanıyorum.
    Üzülerek bilmenizi isterim ki, muhtemelen ben bu ülkede sizin siyasi, dini ve ahlaki tutum ve uygulamalarınızı en çok eleştiren ve şahıs olarak sizi en az seven ilk yüz T.C. vatandaşından biriyimdir.
    Bu düşünce ve duygularımın nedeni ise: Sizin; söylediklerinizi ve yaptıklarınızı sorgusuz sualsiz onaylamayanlara karşı, sizi eleştirenlere, size biat derecesinde itaat etmeyen herkese karşı takındığınız, (ama ettiğiniz yemin ve verdiğiniz sözler ile) kesinlikle bağdaşmayan “DIŞLAYICI, ÖTEKİLEŞTİRİCİ, AŞAĞILAYICI TUTUM, DAVRANIŞ VE DİLİNİZDİR! SERT VE SEVGİSİZ ÜSLUBUNUZDUR.
    Oysa Başbakan olduğunuzda kurduğunuz ve sonra bir daha hiç aklınıza getirmediğiniz, yaptığınız bir alıntınız ile hatırlıyor -ve daima da bununla hatırlayacak- bu millet sizi!
    Unuttuğunuz VE HER CÜMLENİZİN BAŞINDA DEĞERSİZLEŞTİRDİĞİNİZ bu çok değerli ve çok derin anlamlar taşıyan alıntınız Mevlâna’nın şu veciz sözü idi: “YARATILMIŞI SEVERİM, YARATANDAN ÖTÜRÜ…!”

  2. Sn. Cumhurbaşkanı,
    Benim – size hak tanınmamış olan; sizin kullanmayı hayal bile edemeyeceğiniz bazı haklarım, bazı ayrıcalıklarım var T.C.’nin bir vatandaşı olarak.
    1** BEN SİZİ SEVMEK ZORUNDA DEĞİLİM, SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZİ, DUYGU VE TUTUMLARINIZI BEĞENMEK veya ONAYLAMAK – KABULLENMEK ZORUNDA DEĞİLİM..! ** Ve işte bu nedenle; ettiğiniz Cumhurbaşkanlığı yeminine ihanet etmekle itham ediyorum sizi..!
    2** Ama siz; “ŞU ANDA İŞGAL ETTİĞİNİZ MAKAMDA OTURABİLMENİZ İÇİN (Anayasa gereği) ETMİŞ OLDUĞUNUZ CUMHURBAŞKANI YEMİNİNİN, NAMUSUNUZ VE ŞEREFİNİZ ÜZERİNE VERDİĞİNİZ SÖZÜNÜZÜN GEREĞİ OLARAK” (T.C.’nin bir yurttaşı olduğum için) BENİ DİNLEMEK ZORUNDASINIZ..!
    Çünkü ben “HAKİMİYETİN KAYITSIZ, ŞARTSIZ SAHİBİ OLAN MİLLETİN DIŞLADIĞINIZ % 49 UNU TEMSİL EDİYORUM! VE SİZİ: “SİYASİ TERCİHLERİNİZ, MİLLETİN % 49 UNU ÖTEKİLEŞTİREN (ve sizi çirkinleştiren-değersizleştiren) KİBRİNİZ, KORKUNÇ BOYUTLARDAKİ SAPTIRILMIŞ EGONUZ YÜZÜNDEN! VE DE: TEDAVİYE MUHTAÇ VE ÜLKENİN GELECEĞİNİ TEHDİT EDEN “GERÇEK BİR TEHLİKEYE DÖNÜŞMÜŞ OLAN” UNUTKANLIĞINIZ NEDENİYLE: YANİ ETİĞİNİZ YEMİNİN VE VERDİĞİNİZ SÖZLERİ TUTMAMAKLA İTHAM EDİYOR VE: ** Ettiğiniz Cumhurbaşkanlığı yeminine -dolayısıyla VATANA İHANET ETMEKLE suçluyorum sizi..!
    3** Alışkanlıklarınıza, egonuzun baskısına boyun eğerek- BANA, BİZE, ÖNÜNÜZ GELEN HERKESE: “SEN KİMSİN YA!” diyemezsiniz..! Veya; “ULAN!” DEME, “SEN KİM OLUYORSUN..?” DEME HAKKINA SAHİP DEĞİLSİNİZ ARTIK..! Ve: DİYEMEZSİNİZ..!!!
    * YANİ SİZ BU DEVLETİN ” CUMHURBAŞKANI ETİKETİNİ TAŞIDIĞINIZ MÜDDETÇE -BENİM GİBİ- SIRADAN BİR YURTTAŞIN YAPABİLECEĞİ HATALARI YAPABİLME HAKKINIZ YOKTUR… *
    ÇÜNKÜ BU LİYAKATINIZ OLMADIĞI ANLAMINA GELİR..! ** İşte bu nedenle -yasal hakkım ve yurttaşlık sorumluluğumun gereği olarak- bu başvurumu yapıyor ve hukuki yollardan sizi “ÜLKENİN BİRLİĞİNİ, BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ VE BAĞIMSIZLIĞINI TEHLİKEYE SOKACAK BOYUTLARA ULAŞAN” BİR TEHDİT UNSURUNA DÖNÜŞMEKLE İTHAM EDİYORUM..!
    4** SIRADAN BİR YURTTAŞ OLARAK BEN YANILABİLİRİM, YANILTILABİLİRİM. KANABİLİR VE KANDIRILABİLİRİM. Ben bilgisizliğimden, yetersizliklerimden, sahte egomdan, kibrimden ve haram boyutundaki devasa gurur duygularımdan dolayı “SONUÇLARI YALNIZCA BENİ – BENİM HAYATIMI BAĞLAMAK ŞARTIYLA” KANMAYI, KANDIRILMAYI SEÇEBİLİRİM SN CUMHURBAŞKANI..! SONUÇTA ZARAR VERECEĞİM DEĞERLER -sadece- BANA AİT OLANLAR OLACAKTIR…
    * AMA BEN SİZE BENİM ADIMA, BENİM YERİME ve KORKUNÇ BİR SORUMSUZLUKLA: “BANA VE AİLEME ZARAR VERECEK YANILGILARA DÜŞME, KANMA ve benim adıma- KANDIRILMA YETKİSİ VERMEDİM..! Tayyip bey…
    * BEN VE AİLEM BİLDİĞİM TÜRK HALKI, SİZİN VE -HİÇ BİR YASAL STATÜSÜ VEYA SORUMLULUĞU OLMAYAN- AİLE FERTLERİNİZİN YAPTIKLARI – YAPACAKLARI YANLIŞLARIN, İŞLEDİKLERİ-İŞLEYECEKLERİ (cezai sorumluluk gerektiren ve sorumsuzca) DAVRANIŞLARIN SONUÇLARINA KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLİZ..! Tayyip bey..
    ** İşte bu nedenlerle sizi, sizin ve ailenizin tutum ve davranışlarınızı 10. Cumhurbaşkanımız * Sn Ahmet Necdet SEZER’in ve onun ailesinin* ahlaki ve insani değerleriyle, “devlet adabı parametreleriyle” ve sorumluluk anlayışlarıyla kıyaslayarak değerlendirerek BU -ÇOK HASSAS- KONUDA:
    SİZİ ve BU SERGİLEDİĞİNİZ, SERGİLENMESİNE İZİN VERDİĞİNİZ DEVLET ADAMLIĞINA YAKIŞMAYAN ADABINIZI; TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDERKEN “SİZE ÖZGÜN OLAN ama HİÇ HOŞ OLMAYAN BU -sakil- ADABINIZIN” DIŞ DÜNYADA YARATTIĞI OLUMSUZLUKLARIN, “TÜRK ULUSU HAKKINDA YARATILMASINA VESİLE OLDUĞU NEGATİF DUYGULARIN; ACI, İNCİTİCİ VE UTANDIRICI SONUÇLARINA!” BENİ, ÜLKEMİZİ ve TÜRK ULUSUNU MARUZ BIRAKTIĞINIZ İÇİN SİZİ ve SİZE BİAT EDEREK ETTİKLERİ YEMİNLERİ ÇİĞNEYEN -sözümona- DEVLET GÖREVLİLERİNİN HEPSİNİ “VATANA İHANET ETMEKLE” İTHAM EDİYORUM SN. “CUMHURBAŞKANI.!
    5** SN. ERDOĞAN BEY. SİZ O SARAYDA-SARAYLARDA, BANA VE BİZ’E; YANİ TÜRK MİLLETİNE HİZMET EDİN DİYE OTURUYORSUNUZ!..! BİZLERE -HADSİZ ÜSLÜPLARLA- “SENKİMSİN YA..? “SEN KİM OLUYORSUN BE!” veya bir çifçi kardeşimizin feryatlarına “-ANANI DA AL DA GİT ULAN..!” ŞEKLİNDEKİ ÇOK ÇİRKİN, İNCİTİCİ ve BÖLÜCÜLÜK İÇEREN HİTAPLARLA HADDİMİZİ BİLDİRMEK İÇİN DEĞİL..!
    * İşte: Bu -çok can sıkıcı- tutum ve davranışlarınızla, ülkemizi ve milletimizi -diğer ülkelerin nezdinde- küçük düşüren seviyelerdeki kültürel yetersizliğinizle ülkemize, türk milletine ve Türkiyenin itibarına zarar verdiğinizi düşünüyorum. VE BU DURUM -BENİM YURTSEVERLİK ANLAYIŞIMCA- SİZİN VATANIMIZA İHANET ETTİĞİNİZ ANLAMINA GELİYOR Sn TAYYİP ERDOĞAN BEYEFENDİ..! Ve tam da bu nedenlerle, “SİZİN, O MAKAMIN GEREKTİRDİĞİ LİYAKATE SAHİP OLMADIĞINIZI GÖZLEMLEDİĞİM İÇİN -ve yurttaşlık bilincimin sorumluluk anlayışı gereğince -hakkınızdaki bu “VATANA İHANET ETME” suç duyurusunu yazıyorum..!
    EĞER YURTSEVER, YETERLİ LİYAKATE SAHİP BİR DEVLET ADAMI ZİHNİYETİYLE BAKABİLEN BİRİLERİNİN YAKIN ÇEVRENİZDE YAŞAYABİLMESİNE İMKAN VERMİŞ OLSAYDINIZ SN ERDOĞAN! O KİŞİ: “BANA TEŞEKKÜR ETMENİZ GEREKEN” BU TAVRIM İÇİN, “HAKARET ve BENZERİ YAKLAŞIMLARLA” HERHANGİ BİR ŞEKİLDE “OLUMSUZ TAVIRLAR ALMAMANIZI VE KARŞI DAVA AÇMAYA KALKIŞMAMANIZI ÖNERİRDİ SİZE: OKUDUĞUNUZ TEK KAYNAK OLAN PROMPTERDEN..!!!
    Ben bir yurttaş ve Allah’ın yarattığı bir insan olarak, yaptığım işlerle, tutumlarım, davranışlarımla ve “AHLAKIMIN YANSIMALARI OLAN ‘AMELLERİMLE’ TARTILACAĞIMI BİLİYORUM” Sn Tayyip Erdoğan bey…
    Yani “Her koyunun kendi bacağından” asıldığı gibi, her insan da; hepimiz de, “kendi amellerimizden asılıp, “bir tüye karşı” tartılacağız diğer tarafta dinimize göre..!
    İşte Sn. Tayyip Erdoğan Beyefendi. Bu başvurumun muhatabı olmanızın sebebi:
    ** Sizin bu İlahi Yasa’yı her çiğneyişinizde, “BU ÜLKENİN TÜM DEĞERLERİNİN, ANA KUZULARIMIZIN, KISACA: ÇOCUKLARIMIZIN ve TÜM ULUSUMUZUN, SİZİN AMELLERİNİZİN – UYGULAMALARINIZIN, YETERSİZLİKLERİNİZİN VE SORUMSUZCA ALDIĞINIZ -GÜNÜBİRLİK KARARLARINIZIN ve de DENEME-YANILMA OYUNLARINIZIN, YIKICI SONUÇLARINA MARUZ KALMAMIZDIR!”
    Ben sizin bir parçanız, sahibi olduğunuz bir koyun, veya KÖLENİZ DEĞİLİM Sn Cumhurbaşkanı..!
    ** BUNDAN BÖYLE “BEN SİZİN BACAĞINIZDAN ASILMAK İSTEMİYORUM..!”
    ** BENİM KADERİMİ SİZİN YANLIŞLARINIZIN; KANMA-LARINIZIN, KANDIRILMA-LARINIZIN VE LİYAKATSİZLİKLERİNİZİN BELİRLEMESİNE İZİN VERMEYECEĞİMİ -TÜM DÜNYANIN İŞİTEBİLECEĞİ BİR ŞEKİLDE- SİZE BİLDİRMEK İÇİN YAPIYORUM;
    ** BANA YAPILMASINA İZİN VEREREK SORUMLUSU OLDUĞUNUZ KÖTÜLÜKLERE ve SİZE BİAT ETTİKLERİ İÇİN KORUNAN “LİYAKATSİZ SİYASETÇİLERİN, BU YASA VE AHLAK DIŞI TUTUMLARININ SONUÇLARINA MARUZ KALACAK OLANLARIN” – YARATACAĞINIZ YENİ MAĞDURLARIN ve YARATICISI OLACAĞINIZ “MUTSUZ İNSANLARIMIZIN SAYISININ ARTMASINA ORTAK OLMAMAK İÇİN YAPIYORUM BU BAŞVURUMU..!!!
    ** NE ACIDIR Kİ SN. ERDOĞAN, BUGÜN BU ÜLKEDE, DEVLET; YANİ YASAMA-YÜRÜTME ve YARGI ERKLERİ, TÜMÜYLE SİZİN CİĞERLERİNİZDEN BOŞALTTIĞINIZ “KULLANILMIŞ NEFESLERİNİZİ SOLUYARAK!” VARLIĞINI SÜRDÜRÜR HALE GELMİŞ BİR DURUMDA..!
    Kişisel gözlemim şudur ki Sn Cumhurbaşkanı: “Devletin tüm doğru ve yanlış tanımlamaları, alınan, alınmakta ve alınacak olan “en yaşamsal öneme sahip kararlar” sizin iki dudağınızın arasından çıkarken şekillenen nefesinizin, “nef’sine göre” şekilleniyor!” denilebilecek kadar vahim bir durumda yaşıyoruz -artık- bizler, bu ülkede..!
    SAYIN CUMHURBAŞKANI… Şahsınızın kişisel, bilişsel ve duygusal yetersizliklerinizle ve hak olmayan beklentilerinizden oluşan emrivakilere; kanma ve kandırılmalarınızın sonuçlarına katlanmaya! asla mecbur değiliz biz milletçe…
    ** İşte bu “anayasal hakkım ve Tanrı’nın bana verdiği” ÖZGÜR İRADEMLE GELECEĞİMİ BELİRLEME ve “YALNIZCA KENDİ AMELLERİMDEN SORUMLU OLMA HAKLARIMA DAYANARAK” sizin bu dayatmalarınızı reddediyor, reddediyor ve reddettiğimi bilmenizi istiyorum..!!!
    ** BEN; SİZİN SAHİPLENİP, KORUYUP KOLLADIĞINIZ YANLIŞ AMELLERİNİZİN / GÜNAHLARINIZIN SONUÇLARINA “KATLANMAYA ZORLANMAMA” İSYAN EDİYORUM..!
    ** BEN BİREYSEL OLARAK; TC DEVLETİNİN VERGİ VEREN BİR YURTTAŞI OLAN RAGIP ÇİÇEN OLARAK BU BELİRSİZLİKLE – BU ALDATILMIŞLIK HİSSİYLE YAŞAMAK ZORUNDA BIRAKILMAMI KABULLENEMİYOR VE HAZMEDEMİYORUM…!
    ** KAŞIMI KALDIRDIĞIMDA “CUMHURBAŞKANINA HAKARET ETMEKTEN” YARGILANMA POTANSİYELİ OLAN BİR TC VATANDAŞI OLARAK: SİZİN, BENİM CUMHURBAŞKANIM OLUP OLMADIĞINIZIN TBMM’NİN, ANAYASA MAHKEMESİNİN VE TARAF OLAN KURUMLARIN YETKİLİLERİNCE “EN AÇIK VE ANLAŞILIR BİÇİMDE” ŞAHSIMA ANLATILMASINI TALEP VE ARZ EDİYORUM ONLARDAN..!
    BEN; SİZİN CAN VERİP -fişini çekeceğiniz güne kadar- CANLI TUTTUĞUNUZ “MELİH GÖKÇEK, MENDERES TÜREL ve KEMAL KILIÇDAROĞLU GİBİ AMELLERİNİZİN!” SONUÇLARINA KATLANMAYA MECBUR DEĞİLİM..! VE BU AMELLERİNİZE ZORUNLU TUTULMAYA -şahsen- İSYAN EDİYORUM..!
    Ve bu kararımı -yine şahsen- ZAT-I ALİNİZE DE BİLDİRİYOR ve BUNUN İÇSEL- HUZURUNU YAŞIYORUM ; TAYYİP ERDOĞAN BEY..!
    BİLDİĞİNİZ GİBİ -Onursuz dikta rejimleri haricinde, hiç bir kabilede, hiçbir toplumda- TİRANLAR TARAFINDAN YAPILMAMIŞ HİÇBİR YASA, HİÇBİR HUKUK SİSTEMİ ve AHLAK ANLAYIŞI : “A” KİŞİSİNİN YETERSİZLİKLERİNİN, ZAAFLARININ, KİBİR VE GURURUNUN SONUCUNDA OLUŞAN ACILARA; MADDİ VE MANEVİ KAYIPLARA, VEYA CEZALANDIRILMALARA ORTAK OLMAYA NE “B” Yİ, NE “C” Yİ ve NE DE “HİÇ KİMSEYİ ZORLAMAYA..! Sn “CUMHURBAŞKANI”..!
    Sn Erdoğan, size ve sizin zihniyetinizdeki diğer yoldaşlarınıza soruyorum: İnandığınızı sık sık iddia ederek hatırlattığınız İSLAM DİNİNİN HUKUK ANLAYIŞI’na göre de, “HERKES; SİZ, BEN, HEPİMİZ! YALNIZCA ve SADECE KENDİ AMELLERİMİZDEN SORUMLU DEĞİLMİYİZ”..?
    VE BU NEDENLE DE: “BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU?” DİYE “ŞAHSINIZI VE SONUÇLARINI BİZE DAYATTIĞINIZ AMELLERİNİZİ!” SORGULAMA HAKKINA DİNEN DE SAHİP OLAN İNSANLARIZ BİZ-LER..!!!
    Ben artık “SİZİN AMELLERİNİZİN SONUÇLARI – ÇOCUKLARI OLAN”, SİZİN ESERLERİNİZ OLAN VE SİZİN ALDIĞINIZ NEFESLE SOLUKLANANLARIN: Menderes Türel’in ve TÜREVLERİNİN yarattıkları size yaslanarak ve sizi ortak kıldıkları acılara: Kendi adıma ve yalnızca Allah’ıma güvenerek “DUR..!” deme hakkımı kullanıyorum..!
    Kendi çapında bir aydın ve bir sanatçı olarak sizden; sizin yarattığınız, savunduğunuz ama inanmadığınız için kendi ailenize bile uygulatamadığınız saçmasapan kurallarınızdan, dayatmalarınızdan “kendimi özgür kılma mücadelemi başlattığımı; ve size bu duygularla: “YETER ARTIK” DEDİĞİMİ..! Bilmenizi istiyorum TAYYİP ERDOĞAN BEY..!
    İnsanı “insan” yapan ve onu diğer canlılardan ayıran –farklı kılan özelliği aslında “aklı değildir Tayyip bey…!”
    İnsanı maymundan ayıran özelliği başparmağının olması veya daha yüksek zekası değildir…!
    İnsanı insan yapan, “kitap ehli” yapan değerler “ahlak ve vicdandır”!
    Bu özellikler her insanın kendi “özsorgulamasını” yaparak bireysel rotasında düzeltme yapabilmelerini sağlayan ve beraberinde kişisel sorumluluklar da yükleyen ! ve insanın öte alemdeki tartı değerlerini oluşturan niteliklerdir…!
    Ve şu üç özellik; yani: akıl – gönül ve vicdan mekanizmaları bilinçli olarak susturulursa o kişi insan olmaktan, kitap ehli olmaktan çıkarmış olur kendisini! İşte Allah’ın verdiği ve bizleri serbest bıraktığı “ÖZGÜR İRADELERİMİZİN” öneminin gerçek sebebi budur…!
    Biz insanlar sadece ve sadece hayatta kalabilmek için, nefes almayı yaşamak zannetderek “canımızı” her şeyden daha değerli görmeye başladığımızda çöküşümüzü de başlatmış oluruz…!
    İŞTE TOPLUMLARIN –ULUSLARIN- MİLLETLERİN KADERLERİNİ BELİRLEYEN EN ÖNEMLİ UNSURLAR BUNLARDIR!
    KİŞİLERİN BU KONUDAKİ BİREYSEL KARARLARININ TOPLAMI, BU KONUDAKİ “TOPLUMSAL DEĞERİN” SONUCUNU BELİRLER..!
    İŞTE ALLAH’IN ADALETİ BÖYLE İŞLER!
    Yani kural asla değişmemiştir! Her şey, yine insandan, insanadır…! Yani “Senden sana – senden sana!”dır değişmez yasa…!
    Ve de; toplumlar da tıpkı kendisini oluşturan bireyler gibi, ektiklerinin hasadını – mutlaka – yapacaklardır…! Çünkü Allah –gerçekten- adildir…!
    Dünya üzerindeki tüm İslam toplumları İslamiyet öncesi Arap toplumlarının ahlaki değerler sistemine doğru korkutucu bir akış halindedir bugün…!
    Allah’ın bizlere “mucize olarak” lanse edilmeye çalışan ilmi; mucizelerden değil bilgiden oluşmaktadır! Ve Allah: “İste – talip ol-çalış, vereyim!” demiştir bu yaradılışın bilgisi için…!
    “Ben gizlide bir hazine idim! Bilinmek istedim… Eğer O’nu –Hz. Muhammed’i- yaratmasaydım alemleri de yaratmazdım” sözünün aslı da budur gerçekte…!
    Tarih boyunca birçok kavim, birçok insan nesli bu değerlerin yitirilmesi nedeniyle helak edilmiş / yok olup gitmişlerdir…!
    İnsanların yanlış yapma, yanılma hakları ve toleransları vardır…! Tecrübe – deneyim denilen mekanizma böyle işler.!
    Ama hiç kimsenin: (Sizin Mv.niz Metin KÜLÜNK’ün -terbiyesizce iddia ettiği gibi bir mantık ve ahlak anlayışıyla savunduğu şekilde “Kur’anın hak ve helal dediği bir GÜNAH İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ YOKTUR..!
    Hiç birimizin; sonuçlarına başkalarının katlanacağı yanlışlar yapma! ve bu günahların, yanlışların, hataların, yanılgıların ve “Kandırılmaların Sonuçlarını” başkalarına yüklemeye, ortak etmeye, yaşatmaya hakkı yoktur…!
    En basit biçimi ile “ahlak anlayışları” buna izin vermez ve göz yumamaz.
    * Hatta; yapılan “yanlış tercihlerin” sonuçlarının etkileri, kişisel olduğu sürece, hukuki anlamda “SUÇ” olarak değerlendirilip yargılanmazlar.
    Ve -sizin gibi- sorgulanamaz yetkilerle, “hoyrat ve liyakatsizliklerle dolu” bir geçmişe sahip olan kamu görevlilerinin
    * Kamu görevi yapanların görev ve sorumlulukları ile ilgili yaptıkları –yapabilecekleri- yanlışlar ne ahlak ne de toplumsal hukuk yasalarınca “kabahat” olarak değerlendirilemezler! Bu durum mutlaka cezai sorumluluk gerektirir..!
    Bir ülkeyi, toplumları, devletleri yönetmeye talip olanlar bu sorumluluğu üstlendiklerinde yapacakları hiçbir yanlış -artık- ”Kişisel ve / veya masumane hata” olarak değerlendirilemez…! Ve kamu yöneticilerinin yapacakları hiçbir yanlış; hele ki, yüzlerce insanımızın ölmesine sebep olmuşsa eğer! “kabahat” olarak değil sorumlusu belli ve liyakatsizlikten kaynaklanan bir suş – bir felaket olarak değerlendirilir..!
    Sıradan, sade bir yurttaş yaptığında mazur görülebilecek, hoşgörü sınırları çerçevesinde değerlendirilebilecek bir hata, bir eksiklik veya bir ihmal, seçilmiş veya atanmış bir kamu görevlisi tarafından yapıldığında yaptırımlara, cezai uygulamalara sebep olacak sonuçlar doğururlar…
    UZUN LAFIN KISASI…!
    Dünyanın en kıytırık demokrasilerinde bile: Yasama, yürütme ve yargı erklerinden “herhangi birisinin yasal yetkilisi olarak” görev yapan -siz de dahil olmak üzere- hiçbir kişi, kurum veya Allah’ın bir kulu: Sonuçları halka, başka insanlara, kurumlara zarar veya endişe veren davranışlarının sonuçlarından muaf tutulamazlar..!
    AİLECEK VE BİATÇILARINIZLA BİRLİKTE ,”TÜM YARATTIĞINIZ ve SAVUNDUĞUNUZ DEĞERLERLE BİRLİKTE DÜŞÜN YAKAMDAN, DÜŞÜN BU MİLLETİN YAKASINDAN, DÜŞÜN İNSANLIĞIN GELECEĞİNİN YAKASINDAN TAYYİP BEY..!
    SİZE, GIYABINIZDA AMA YÜZÜNÜZE KARŞI SESLENDİM TAYYİP BEY!
    RAGIP ÇİÇEN
    ******************************

    SAYIN YARGI MAKAMI
    HOŞGÖRÜNÜZE ve KENDİ CEHALETİME SIĞINARAK ŞİMDİ DE “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE SOLUK ALIP VEREN TÜM İNSAN KARDEŞLERİME SESLENMEK İÇİN İZNİNİZİ RİCA EDİYORUM.

    BİR PARÇASI OLMAKTAN ONUR DUYDUĞUM ve “ATATÜRK’ÜN EMANETİ OLAN BU VATANDA BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ TÜM İNSANLARI SEVGİYLE KUCAKLIYOR VE SAYGIYLA SELAMLIYORUM!
    İSMİM RAGIP ÇİÇEN
    Bu ülkeyi, ülkemi çok ama çok seven bir T.C. vatandaşıyım. Atatürk gibi çok özel, çok müstesna ve Allah’ın sevgili bir varlığının kurduğu ve de emaneti olan bir ülkede yaşıyorum.
    Bu ülkenin insanları da: Tıpkı benim gibi, Yüce Allah’ın “oku” diye başlayan kitabı Kur’anın ve alemlere rahmet olsun diye yarattığını belirttiği “Hz. Muhammed’in” elçisi olduğu dine mensup olduklarını iddia ediyorlar.!
    Bir papağan elham veya kulhuvallahu diye başlayan duaları ezbere okuduğunda ne anlıyor ve ne hissediyor ise, benim ülkemin “Elhamdüllillah Müslümanım!” diyen dindar insanları da o kadarını anlıyor ve hissediyorlar dinimizin kutsal kitabı Kur’an’ı..! Ne yazık ki …
    Her sakal bırakıp, cüppe giyen kişinin arapça birkaç sözcüğü ezbere okuduğunda “din alimi” veya “hoca” zannedildiği bir ülkeye dönüştük ne yazık ki! Böyle dolandırıcı bazı insanların, Kur-an’ın emrettiği din diye satmaya kalkıştıkları, cüppeli Ahmet veya Adnan Hoca diye anılan sahtekarların bile “Allah’ın dini adına – Allah adına – İslamiyet adına” ahkam kesebildikleri bir ülke oldu Türkiye..! Allah’a ve Kuran’a iman ettiklerini söyleyen devlet büyüklerinin, bu rezilliklere göz yumdukları ve bazı hainlerin de bu durumlardan maddi – manevi rant sağladıkları bir cahiller cehennemine dönüştü bu güzel ülke! Diye düşünenlerdenim ben de ne yazık ki..!
    Ben, – kendi değerler sistemince- bugünkü akıl mantık ve bilincimle, beni ve her şeyi sevgisinden var eden Kuran’ı Hz. Muhammed aracılığı ile gönderen; var olan tek Var’lığın, yani Allah’ın varlığına ve birliğine aklı ile, gönlü ile, mantığı ile inanan ve O’nu –kendince her an değişime, gelişmeye açık bir zihin ve gönül ile bilen bir insanım.
    Benim bildiğim ve inandığım ve Kuran’da anlatılan Allah’ımın yapamayacağı-yapmayacağı ve yapılmamasını önerdiği bazı şeyler vardır..!
    Benim bildiğim ve iman ettiğim Allah’ın ne bana, ne de başkalarına asla ve asla ihtiyacı yoktur.! Ne benim, ne de başkalarının ibadetine de ihtiyacı yoktur.!
    Kendi adına, kendisi için benden istediği, isteyebileceği ve bekleyebileceği hiçbir şey yoktur.!
    Ve benim iman ettiğim – ki O Kuran’daki Allah’tır – Allah cezalandırmaz.!
    Benim bildiğim Allah’tan asla ve asla korkulmaz..! ÇÜNKÜ O SAF SEVGİDİR…!
    Benim iman ettiğim Kuran’daki Allah “tuzaklar kurmaz!” Tüm kullarını aynı yasa ile -kendisi- yargılamaz!
    Benim Allah’ım intikam almayı, kin tutmayı, nefret etmeyi bilmez…!
    Benim iman ettiğim Kuran’daki Allah, gönderdiği “BÜTÜN PEYGAMBERLER” de dahil olmak üzere: Tüm insanları, tüm erkekleri, tüm kralları, alimleri doğuran, onları rahminde taşıyan ve “karşılıksız sevginin” – yani- Tanrısal sevginin bu dünyadaki ana temsilcileri olan “ANNELERİ – KADINLARI,” onların doğurdukları erkeklerden daha az sevmez, daha aşağı görmez…!
    Benim iman ettiğim ve bildiğim Allah’ım “Oku” diye başlamıştır sözüne.! Bilime, Bilme’ye, İlime değer verir, ikiyüzlülüğe değil..!
    “O” yalanı ve yalan söyleyeni, inkarcıları, ikiyüzlüleri ve kendisinin adını ve dini kullanarak, insanların, toplumların üzerinde hakimiyet kuranları, din bezirganlarını sevmez…!
    Benim inandığım Allah, sözünde daima sadık olmuştur..!
    Beni ve diğer hiçbir insanı aklımızdan serbest bırakıp, özgür irade verdiği halde adil olmayan ve tuzaklı sınavlarla sınamaz…!
    Ve:
    BENİM İNANDIĞIM, BİLDİĞİM ve BİLMEK İÇİN ÇABALADIĞIM KURAN’DAKİ ALLAH, HAKKIN, HUKUKUN, ADALETİN ve VİCDAN YASALARININ DA SAHİBİ VE YARATICISIDIR…!
    Ve bu dünyadaki hiç ama hiç kimseyi kendi adına konuşmayı vekil tayin etmemiştir…!
    Her kim ki, O’nun adına, O’nun peygamberleri ve dini adına konuştuğunu iddia ederse-ediyorsa- bilirim ki o bir yalancıdır!
    O bir din tüccarıdır…!
    Ya Muhammed! Unutma ki sen yalnızca uyarıcısın! Zorlayıcı olma…! Diye resulünü bile uyaran Kur’an’daki Allah, hiç kimseye “Asla ve asla” din adına, Kur’an adına, İslamiyet adına ve kendi adına konuşma, ahkam kesme, yargılama hakkı vermemiştir…!
    ÖYLEYSE: BUGÜN ALLAH’IN ADIN ANARAK ALLAH’IN VERDİĞİ CANLARI ALMA CÜRRETİNİ GÖSTERENLER! ALLAH ADINA BAŞ KESENLER, HÜKÜM VERENLERİN ALLAHLARI KİMDİR, NEDİR VE ONU KİMLER YARATMIŞTIR…?
    Ey Allah’a, Kur’an’a ve Muhammed’in O’nun resulü ve elçisi olduğuna inandığını iddia edenler, söyleyenler!
    TİTREYİN, NEDAMET GETİRİN ve KENDİNİZE GELİN…!
    Sizlere para alarak ücret karşılığında -sözde- beş vakit namaz kıldıranların Allah adına konuştuğu yalanına -körü körüne- inanmaktan vazgeçin artık…!
    Kur’an’daki bir ayeti yüz kere -hem de- anlamını bile bilmeden okuduğunuzda size öncelik tanıyacak, size torpil yapacak, başkalarının hakkını yiyerek hukukunu çiğneyerek size sınav kazandıracak sahte Allah’ları silkin yakanızdan…!
    Siz anlamını bile bilmeden Arapça bir cümleyi 500 kere söylediğiniz için size ; aylarca çalışıp sınava hazırlanmış bir kişinin yerine sınav kazandıracağını vaat eden bir tanrıya nasıl inanabilirsiniz…?
    Sizi siz yapan, sizi insan yapan amellerinizdir. Sadece! Ve hepimiz amellerimizle tartışacağız, aptalca ve tek kelimesini bile anlamadan yüzlerce kere tekrarladığımız ama uygulamadığımız cümlelerin sayısıyla değil…!
    Neden tüm Müslümanların hayali batı ülkelerinde yaşamaktır?
    Neden tüm zalim -sözde- Müslüman diktatörlerin zulmünden kaçanlar -sözde- kafirlerin -Hristiyanların- ülkelerine sığınırlar…?
    Dünya üzerinde şu anda Allah’ın Kur’an’daki düzenini, adaletini “binde bir” oranında bile sağlayabilmiş, açlığın, cehaletin, paylaşımdaki adaletsizliğin, hukuksuzluğun üstesinden gelebilmiş tek bir tane Müslüman ülke gösterebilir misiniz…?
    Onların alimlerinin, bilim insanlarının geliştirdiği teknolojileri gönül rahatlığıyla kullanırken onlardan nasıl olur da “kafirler” diye bahsedebilir ve onların yaşam tarzlarını, ahlaklarını sorgulayıp kötüleyebilirsiniz…?
    BUNUN ADI İKİYÜZLÜLÜKTÜR…!
    Sizler O ÇOK YÜCE ALLAH’I (tövbe haşa) APTAL YERİNE, ENAYİ, YERİNE KOYANLARIN ÖNÜNE YOL OLMAKTAN, ONLARIN ALLAHIN DİNİNİ SÖMÜRMELERİNE ALET OLMAKTAN UTANMIYOR MUSUNUZ HİÇ…?
    Bu güzelim ülkeyi son 15 yıldır, “REFERANSI İSLAM OLAN” bir siyasi lider ve onun siyasi hareketi – partisi – yönetti ve yönetmeye de devam ediyor hala!
    Dünya’nın göz bebeği olarak görülen şu İstanbul’un haline bakar mısınız!
    Neredeyse sayısı 1000’e ulaşacak kadar imar değişiklikleri yapılmış bu zavallı şehirde.
    Ve bunları, bu imar değişikliklerini yapanların atası konumundaki bir kişi hepimizin akıllarımızla alay edercesine! Ve sanki tüm bunlar, son yirmi senelik yöneticilerin döneminde olmamış gibi: “-İstanbul ucube binalarla, ruhsuz binalarla, gökdelenlerle dolduruldu! Yazık edildi bu şehre!” diyebiliyorsa eğer: Burada Allah’a, Kur’an’a inandıklarını söyleyenlerin “utanıp, sıkılıp ve yüzleri kızararak” (bir nefes alımlık kadar süre bile olsa) birazcık düşünmeleri, yüzlerinin kızarması veya utanmaya çalışmaları gerekmez mi…?
    Fetö’yü “Muhterem Hoca Efendimiz” diyerek baş tacı edip, “ne istediyse vermekle övünenlerin,” onun etkinliklerinde sovmenlikler yapıp, onu alkışlatanların, bugün –zerre kadar- utanıp sıkılmadan ve kuru kuru bir “kandırıldık” diyerek; başkalarını “Fetö’cü olmakla” suçlayabilmeleri “hangi Allah’ın” ahlak ve adalet anlayışına sığabilir ki?
    Bugün bu ülkede, müstahdem kadrosunda, devlet memuru statüsünde çalışmak için başvuran bir kişi; kendisinden istenilen sürede diplomasını ibraz edemezse ne olur…? İşbaşı yapabilirmi..?
    Ama, bugün bu ülkenin ordusunun “Başkomutanı” olduğunu! “Cumhur’un Başı” olduğunu iddia eden ve inanılmaz yetkileri kullanan bir zat, hala diplomasını -”gereğince ve kuşkuları ortadan kaldıracak şekilde!”- ibraz edebilmiş değildir..!
    Kendisinin üniversite döneminden tek bir tanecik bile bir arkadaşına rastlanılamadığı yazılıp, çizilmektedir basında..! Ve bugün Cumhurbaşkanımız olduğu iddia edilen kişi (Sn Recep Tayyip Erdoğan bey) her konuda iftira ve hakaret davaları açarken; bu iddiaları aleni olarak dile getirenlere karşı -hukuki zeminlerde- tek bir adım dahi atmamıştır..!
    Bu tavır bu zatın -kendisine karşı yapılan haksız saldırı ve ithamlar karşısında – alışılagelmiş tepkileriyle asla uyuşmadığı için zihinlerdeki “acaba mı!” sorularının çığ gibi büyümesine sebep olmaktadır.
    Bu günler, bu akıl tutulması ve aymazlık dönemi bittiğinde; bu yıkıcı ve rezillik boyutlarına varan dedikodu ve ithamlara sessiz kalan tüm devlet görevlileri korkarım ki “idam isteği ile” yargılanabilirler…!
    Diploma konusunda isimleri geçen olan okulların- ünüversitelerin susmayı ve makamlarını korumayı yeğlediği izlenimi yaratan yöneticilerinin –prof.larının- tükürükle yıkanıp onursuzlaştırılabilinebilecekleri bir geleceği düşünmek pek de abartılı gelmeyebilir bazı negatif yaklaşımlı kişilere..!!! Ve bu olumsuzluklarla dolu geleceği hayalen görebilmek için kahin olmaya gerek yoktur…!
    VE DE HAYKIRARAK DİYORUM Kİ:
    YAŞASIN, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE KURULAN, TAM BAĞIMSIZ VE LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ…
    YAŞASIN, ALLAH’IN KUTSADIĞI KİŞİSEL VE TOPLUMSAL YAŞAMIN MİHENK TAŞLARI OLAN EVRENSEL AHLAK İLKELERİ…!
    YAŞASIN, ATATÜRK’ÜN YAŞATMAK İÇİN SAVAŞTIĞI VE MİRAS OLARAK BIRAKTIĞI HUHUK SİSTEMİ VE “DİNİ, İNSANİ, VE DE TOPLUMSAL AHLAKİ DEĞERLER MANZUMESİ..!”
    EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARTSIZ – GERÇEKTEN DE – MİLLETİN OLDUĞU, OLACAĞI GÜNLERİ YENİDEN GÖREBİLECEĞİMİZE OLAN SONSUZ İNANCIMLA AZİZ MİLLETİMİZİ VE HALA VAROLDUĞUNA İNANMAYA ÇABALADIĞIM YÜCE TÜRK ADALETİNİ SAYGIYLA SELAMLIYORUM…
    SAYGI VE SEVGİMLE…
    RAGIP ÇİÇEN

    ————- 0 ————–

    Sayın Cumhuriyet SAVCILARIMIZ..! Sayın HAKİMLER!
    YASAL GÖREVİNİZ GEREĞİ OLARAK SİZLERE ve T.C DEVLETİNİN ve “TÜRK VATANININ BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK İÇİN” NAMUSLARI ve ŞEREFLERİ ÜZERİNE YEMİNLER EDEN TÜM YETKİLİLERİ ve TÜM GÖREVLİLER, SİZE SESLENİYORUM..! “YEMİNİNİZİN GEREĞİNİ YAPMANIZIN ZAMANI” GEÇMEK ÜZEREDİR..!
    VE (İlkokul hayatları boyunca) “VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!” DİYE ANT İÇEREK BÜYÜMÜŞ OLAN 15 -100 YAŞ ARASI TÜM YURTSEVER TÜRK GENÇLERİ..! SİZLERE SESLENİYORUM..!
    Tayyip Erdoğan’ın: “Küresel sorunlarla mücadelede, dünyanın ABD’ye ihtiyacı olduğunu!” ve “Türkiye ile ABD’nin temel hedeflerinin örtüştüğünü!” söylemesinin ardında sakladığı ‘yok edici -ve gizli- gerçeğin’ “SADECE ve SADECE TÜRKİYE’Yİ YOK EDİLMESİ OLDUĞUNU” SİZLERİN VE TÜRK HALKININ GÖRMESİNİ SAĞLAMAK İÇİN ATTIĞIM ÇIĞLIKLARIMI GÖREBİLMENİZ İÇİN; “BİRKAÇ TORBA KÖMÜR ve YAPILAN BOŞ VAATLERİN GERÇEKLEŞECEĞİ HAYALLERİYLE “SIKI SIKI YUMDUĞUNUZ” GÖZLERİNİZİ AÇIN ARTIK..! TV LER DE ANLATTIKLARI HURAFELER ve YALANLARLA MİLLETİ UYUTAN, UYKUDA TUTAN ve “ALTIN VARAKLI SARAYLARINDA YAŞARKEN” MİLLETE, AZLA YETİNEREK CENNETE GİTMEYİ VAAT EDEN “DİN TÜCCARLARININ” YUMDURDUĞU GÖZLERİNİZİ LÜTFEN..!
    AÇIN, AÇIN, AÇIN, AÇIN, AÇIN, AÇIN… AÇIN LÜTFEN..!
    AÇIN DA GÖRÜN, SON 15 SENEDİR -ŞU AN DA- “BU ÜLKENİN CUMHURBAŞKANI OLDUĞUNU İDDİA EDEN” AMA BUNU BİR TÜRLÜ KANITLAYAMAYAN VE BU KONUDA SUNDUĞU TÜM BELGELER BİRBİRİNİ YALANLAYAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN GÖZLEMCİSİ; BENİM İSE ŞAHİDİ ve MAĞDURU OLDUĞUM TÜM İLGİLİ KİŞİ VE KURUMLARA BİLDİRDİĞİM HALDE ÇARESİZ BIRAKILDIĞIM YASA DIŞI, AHLAK DIŞI, DİN DIŞI YOLSUZLUK ve RÜŞVET OLAYLARI İLE “TÜRKİYE’NİN İÇTEN VE AHLAKEN ÇÖKERTİLMESİ PROJESİ’Nİ” ARTIK”..!
    *BU KONUDA ANKARA BYŞH. BLD. BŞK. MELİH GÖKÇEK’İN KARIŞTIĞI ve/veya ÖRTBAS ETTİĞ YOLSUZLUKLAR HAKKINDA, *ANTALYA BYŞH. BLD. BŞK. MENDERES TÜREL’İN KARIŞTIĞI veya ÖRTBAS ETTİĞ YOLSUZLUKLAR HAKKINDA, *CHP GN BŞK. KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN -SUÇLULARI ve SORUMLULARI KENDİ PARTİSİNDEN OLDUĞU İÇİN- BİZZAT, YÜZYÜZE ve NOTER ARACILIĞI İLE- SOSYAL MEDYA MESAJLARIYLA ve MAİLLER ATARAK YAPTIĞIM TÜM İKAZ VE UYARILARIM: *AMA EN KORKUNÇ OLANI CUMHURİYET SAVCILIKLARINA YAPTIĞIM TÜM SUÇ DUYURULARIM BİLE: BİMER ve CİMER ARACILIĞI İLE “CUMHURBAŞKANI’NA, BAŞBAKAN’A, İÇİŞLERİ BAKANINA YAPTIĞIM BÜTÜN BAŞVURULARIM da DAHİL OLMAK ÜZERE..! ATTIĞIM TÜM ÇIĞLIKLAR” -NASIL OLDUĞUNU, NEDENLERİYLE BİRLİKTE ANLADIĞIM YOL VE YÖNTEMLERLE- SESSİZLEŞTİRİLEREK ve “HAKKIMDA AÇILAN HAKARET DAVALARIYLA” BASTIRILMAYA ÇALIŞILDI BUGÜNE KADAR…!
    VE BEN BİR T.C. YURTDAŞI OLARAK DİYORUM Kİ:
    YUKARIDA ADINI SAYDIĞIM -veya unuttuğum- RESMİ KİŞİ ve / veya KURUMLAR TARAFINDAN “RESMİ DEĞERİ OLAN EVRAKLARLA VE YAZILI OLARAK” BİLGİLENDİRİLİP, BU KİŞİNİN RESMİ OLARAK BENİM DE CUMHURBAŞKANIM OLDUĞU BANA ŞAHSEN veya KAMUOYUNA YAPILACAK AÇIKLAMALARLA NETLEŞTİRİLMEDEN! SN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN BENİM VE ÜLKEMİN CUMHURBAŞKANI OLDUĞUNU KABUL ETMEDİĞİMİ – ETMEYECEĞİMİ KAMUOYUNA İLAN VE BEYAN EDERKEN: BENİ VE TÜRK HALKINI BÖYLESİNE KORKUNÇ ETKİLERİ OLAN “BELİRSİZLİKLER İÇERİSİNDE YAŞAMAK ZORUNDA BIRAKANLARIN” DA YASALARIN ÖNGÖRECEĞİ ŞEKİLDE CEZALANDIRILMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜ-DE SAYGIYLA BEYAN EDİYORUM..!
    VE, VE, VE DE! EN AMA EN ÖNEMLİSİ DE: (Resmi kurum ve kişilerin attığı kazıklar, yolsuzluklar yüzünden iflas etmiş- batmış bir kişi olarak, profesyonel hukukçu yardımı alamadan yazmak zorunda bırakıldığım – kaldığım bu metindeki) SÖZLERİMİ, KURDUĞUM CÜMLELERİ CIMBIZLAYIP (canalıcı önemdeki iddialarımı değil de) BİRİLERİNE – BİR MAKAMA HAKARET ETTİĞİM İDDİASIYLA BIÇAĞIN UCUNU BANA ÇEVİRMEK İÇİN BAHANE ARAYABİLECEK (ki ben asla ihtimal vermiyorum böyle bir şeyin olabileceğine) BAZI İŞGÜZARLARIN KIŞKIRTMALARINA, TÜRK YARGI TEŞKİLATININ PRİM VERMEYECEĞİNİ -TÜM KALBİMLE – BİLMİYOR AMA UMUYORUM..!
    EĞER BU ANDAN İTİBAREN AYAĞIM BİLE KAYARAK veya GENZİME BİR ŞEYLER KAÇARAK! BİR APTAL KAZAYA KURBAN GİDEREK! ÖLECEK OLURSAM: BUNUN “ŞAHİBELİ BİR ÖLÜM” OLACAĞI ŞÜPHESİYLE ARAŞTIRILMASINI İLGİLİ KİŞİ VE KURUMLARDAN TALEP EDİYORUM..!
    “-VELEV Kİ SN RECEP TAYYİP ERDOĞAN BEYEFENDİ’NİN CUMHURBAŞKANI OLABİLMESİ İÇİN TÜM BELGELERİ YASAL VE GEÇERLİ OLSUNLAR…!
    BU DURUM YİNE DE SN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN BEYEFENDİ’NİN YAPTIĞI! BANA VE TOPLUMUN BÜYÜK BİR KESİMİNE ÇOK KÖTÜ ÖRNEKLER OLUŞTURDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM BİRÇOK HUKUK DIŞI UYGULAMALARININ, ANAYASAYI VE YASALARI GÖSTERE GÖSTERE ÇİĞNEMELERİNİN VE OLDU BİTTİLERİN! YASAL OLARAK SORUŞTURULMASINI TALEP EDİYORUM..!
    EĞER BU YAPILMAZSA AYNI HUKUKSUZLUKLARI, ANAYASAYI VE YASALARI -EN AZINDAN BİR KERE BİLE OLSA- ÇİĞNEDİĞİMDE BU DEVLETİN BENİ DE YARGILAYAMAYACAĞINI DÜŞÜNEREK BUNA UYGUN VE SORUMSUZCA DAVRANMAYI DÜŞÜNEBİLECEĞİMİ DE -SAYGILARIMLA- BEYAN EDİYORUM..!
    BEN SN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I, ÜZERİNE VE BAĞLI KALACAĞINA YEMİN ETTİĞİ ANAYASAYI VE SAYISIZ YASALARI BİLEREK VE GÖSTERE GÖSTERE ÇİĞNEDİĞİ İÇİN YASALAR ÇERÇEVESİNDE KINIYOR VE KÖTÜ ÖRNEK OLUŞTURDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR VE DE: ( diploması gerçek olsa dahi ) CUMHURBAŞKANLIĞININ İPTAL EDİLEREK YARGILANMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUM! VE BUNUN -en azından- ADALETİN “VİCDANLARDAKİ TECELLİSİ VE ADALET SİSTEMİNE DUYULMASI GEREKEN GÜVENİN YENİDEN TESİSİ İÇİN” DE GEREKLİ OLDUĞUNU İDDİA EDİYORUM..!
    SN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN BEYEFENDİNİN -DİPLOMASI RESMİ OLARAK GERÇEK OLDUĞU- ONAYLANARAK, CUMHURBAŞKANI OLDUĞU RESMİ OLARAK İLAN VE İDDİA EDİLECEĞİ AN’A KADAR! BENİM, YANİ VATANDAŞ RAGIP ÇİÇEN’İN YASALAR VE HUKUK KARŞISINDA, “ANCAK VE ANCAK” BU BEYEFENDİNİN SORUMLU OLDUĞU KADAR SORUMLU TUTULABİLECEĞİME İNANDIĞIMI İDDİA VE İLAN EDİYORUM…!
    RECEP TAYYİP ERDOĞAN BEYEFENDİNİN “DİPLOMA KONUSUNDAKİ BU BELİRSİZLİĞİ” KOMUOYU NEZDİNDE -eğer- ORTADAN KALDIRILABİLİRSE, ZAT-I ALİLERİNİN KARŞISINDA “CUMHURBAŞKANIM OLARAK” -YASALAR GEREĞİ-SAYGIYLA EĞİLECEĞİMİ DE BEYAN EDİYORUM..!
    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığım nedenlerle şikayet olunanların VATANA ve BİZİ MİLLET YAPAN, BİRARADA TUTAN, KUTSAL BİLDİĞİMİZ VE “UĞRUNDA ÖLMEYE HAZIR OLDUĞUMUZ DEĞERLERE İHANET EDİLMESİ suçundan cezalandırılmalarını saygılarımla talep ederim.12.04.2018
    Şikayetçi
    Ragıp ÇİÇEN

CEVAP VER