ENTERNASYONAL: Yıkılsın Siyonist İsrail! Yaşasın Filistin direnişi!

0

ENTERNASYONAL bir açıklama yayınlayarak, Siyonist İsrail devletinin yoksul ve mazlum Filistin halkına yönelik yeni katliamını lanetledi. Açıklamayı yayınlıyoruz:

İsrail, Filistin halkının topraklarını gasp edip burada tam bir ırkçı saldırganlığı yerleştirdiği ölçüde hedeflerini büyüttü ve Filistin’in başkenti Kudüs’ü kendi başkenti ilan etti. ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması ve Nakba’nın 70. yılı nedeniyle Filistin halkının Gazze’de “Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü”ne yönelik İsrail saldırısında ilk gelen haberlere göre, Filistin halkının 40’tan fazla yiğit evladı Siyonist İsrail ordusu tarafından katledildi. 2 bine yaklaşan yaralı var. İsrail ordusunun özel birlikleri halka yönelik saldırıya dahil oldu.

Türkiye hükümeti başta olmak üzere, lafta Filistin halkının yanında olduğunu öne süren Müslüman ülkelerin gerici iktidarları, İsrail’e karşı hiçbir yaptırım uygulamıyor. Uluslararası ve ikili anlaşmalar sorunsuz devam ettiriliyor.

Öte yandan, tüm dünyada her din ve milletten devrimciler, işçi sınıfının öncüleri, emekçi milyonlar Filistin halkıyla dayanışma içindedir. Dünyanın dört bir yanında Filistin halkına destek eylemleri yapılmaktadır.

İkiyüzlü AKP iktidarının ve İslamcıların timsah gözyaşlarını teşhir ediyoruz.

Yoksul ve mazlum Filistin halkının yanındayız!

Yıkılsın Siyonist devlet! Yaşasın laik, demokratik Filistin!

NE SAVUNUYORUZ?

İsrail dünyadaki beşinci askeri güç… Savaş uçaklarına, füzelere, en önemlisi 200’ün üzerinde nükleer başlıklı füzeye sahip. Nüfusa oranla bakıldığında, bu ABD’den bile daha büyük bir askeri güç anlamına geliyor. Bu yüksek ateş gücünün yanı sıra, İsrail en önemli silah üreticisi ve ihracatçısı ülkelerden biri. Tüm bu askeri güç, her yıl İsrail’e milyarlarca dolar ödeyen ABD ile İsrail silah satışının yüzde 80’inin gerçekleştiği Avrupa Birliği ülkeleri tarafından finanse ediliyor.

İsrail’in, ‘düşman Arap ülkeleri ile çevrili olduğu için’ kendini savunmak üzere silahlanması gerektiğini iddia eden eski mazeretler hâlâ öne sürülüyor. Bu mazeretlerin geçerliliği yoktur. 1973’ten bu yana hiçbir Arap ülkesi İsrail’e saldırmamıştır fakat İsrail silahlanmaya devam etmiştir. Silahlanmanın amacı ise Filistinlileri yıldırmak ve Ortadoğu ülkeleri üzerindeki tehdidi sürekli kılmaktır. İsrail esas olarak ‘emperyalizmin bölgedeki silahlı kalesi’dir.

İsrail Filistin topraklarının yüzde 80’den fazlasını elinde tutuyor. Bu koşullarda ‘bağımsız bir Filistin devleti’nden söz etmek mümkün değildir: Ortada sadece birbirinden bağımsız, iletişimi bulunmayan adacıklar var ve Batı Şeria’nın en iyi toprakları ve su kaynaklarına İsrail tarafından el konulduğu için her türlü ekonomik kaynaktan yoksun Filistin yerleşimlerinde bir ekonomik faaliyetin temeli yok.

Barışa ulaşmak için, nasıl ki Güney Afrika’daki ‘Apartheid’ devleti ya da İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Nazi devleti yıkılmak zorundaysa, ne kadar güç olursa olsun, bugün de İsrail devleti yıkılmak zorundadır; bu gerçekleşmediği sürece, Ortadoğu’da barış imkansızdır. Laik, demokratik, ırkçı olmayan, Arap ve Yahudilerin bir arada yaşadığı bir Filistin mümkün olabilir mi? Tarihsel deneyim, bunun tek mümkün alternatif olduğunu gösteriyor; bunun için de Siyonizmin yenilmesi gerekiyor…

CEVAP VER