Biz kazandık ulan, geberecek miyiz?!

1

Ülkenin şu an içinde bulunduğu bu ortamda “köşe yazarlığı nedir arkadaş?!” diye sormak istiyorum yüksek müsaadenizle. Hepsini kast etmiyorum elbet ama- birilerinin birilerine ahkam kesmesi! Entelektüel birikim veya bilgi fışkırtması şeklinde çaktırmadan aleme akıl verme ve hava atma olayı! “Ben senden daha çok biliyorum; aklını başına al, beni dinle, ayar vereyim mutlu olayım” muhabbeti! Birileri yazar, birileri paylaşır; tam körler-sağırlar ortamında felakete sürükleniyoruz her gün, başka da bir şey yok halbuki!

“Sen niye yazıyorsun peki?” diyebilirsiniz, valla bu ülkede şu an hiç umurumda değil kimse. Belki de bu son yazımdır. Çünkü yazsam ne, yazmasam ne?! Zaten sosyal medya var dökerim içimi. Sıkılırsam çeker giderim. Like’larını da alıp uygun bir yere koysun bu ülkede çektiğimiz eziyete derman olacakmış gibi makale attıran bilgin “yazar” arkadaşlar, zerre derdim değil.

Çünkü her gün resmen “tecavüze” uğradığımız bu ülkede düştüğümüz çıkmaz öyle bir boyuta geldi ki işin içinden çıkamayan cumhuriyetçisi, devrimcisi,  solcusu, “etrafı-halkı” suçlamaya başladı. Tuzu kuru ama şehir dışına kaçıp ayağı toprağa basan “az hippi” görünmek isteyenleri sosyal medyadan “izole hayatlarının mutlu anlarını” paylaşıyor, ama köşelerden halka ahkam kesiyor; “sen ey halk, sen daha sus, göreceksin gününü” gibi. Görsen hepsi Bekir Coşkun! Solcusu, sosyalisti ise kör ve sağır AKP’li “milli irade insanı” bile çoktan anlamış olmasına rağmen sırf  “halkçı” olduğu için; “biz diyor, Kürt sorununa, tecavüze, Nuriye’ye Semih’e, şuna buna sessiz kaldık!” Hani bir onlar gitti ya eylemlere; bir onlar dayak yedi ya!

Yahu adamlar Kılıçdaroğlu’nu kodese tıkmakla tehdit ediyor. Ama biz artık şaşırmadığımız için birbirimizi suçlamaya devam ediyoruz. Kimileri sağda bir seçenek olur diyerek  Meral Akşener’in kuracağı partiden medet umuyor. Ben de artık çileden çıkmış bir vatandaş olarak soruyorum; sizin aklınız kesiyor mu, Tayyip CHP’yi yok etmeye çalışırken böyle alternatif bir partinin kurulmasına “izin verir mi”, Allah aşkına! Allem edecekler kallem edecekler, alayını atacaklar içeri FETÖ’den, herkes de bakacak arkalarından, bu kadar basit!

Solcuları zaten saymıyorum. Onları üyesi olmakla suçlayacak örgüt mü yok; dolu! Çaresi de “ses olmak” biliyoruz ki. Cesaret edebilenlerimiz sosyal medyadan paylaşır, iki imza kampanyası üç yürüyüş, sonra buyurun cenaze namazına. İçerideki arkadaşlarımız da oradan bize “moral” verirler, kahraman hissederiz kendimizi, “teslim olmayacağız” ya; yerim ben hepimizi!

Bence arkadaşlar; biz sessiz filan kalmadık! 16 yılın sonunda bu ülkede yaşanan haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, yavşaklığa, yüzsüzlüğe en nihayetinde bir şekilde “tek yürek” olup cevap verdik. 16 Nisan Referandumu’nda bu ülkenin yüzde 50’sinden fazlası “bu gidişe DUR” dedi. Fakat kendini en aklı başında sanan her bireyi unuttu ki; BİZ KAZANDIK!

Bakın ben ukalalık etmiyorum! Bu ülkede yüzsüz muktedirler almış başını gidiyor ve gidecek de. Biz birbirimizi suçlayıp-aşağılayıp-ahkam mı keseceğiz, yoksa katıldığımız Adalet Yürüyüşü sonunda nafile 2019 seçimlerinin yapılmasına izin mi vereceğiz, bunu merak ediyorum. Çalmanın azı çoğu olmaz, gene çalacaklar! Bu sefer de “çaldılar ama kaybettiler” mi diyeceğiz, yoksa “kazandılar ama çaldılar” mı? Yoksa seçime gitmeden yıkılmalarını mı bekleyeceğiz; daha çok mu bekleyeceğiz, gitmezlerse ne yapacağız, geberecek miyiz? Çünkü “BİZ KAZANDIK!”

1 YORUM

CEVAP VER