Bir trans kadının fonculara isyanı

0


Michelle, trans kadınlara saldırmak isteyen faşistlerin karşısına, “Erkek çocukların tecavüze uğramasına ses çıkarmazsınız, oruç tutup namaz kılarsınız” diye dikilmişti…

Homofobi ve transfobi nedeniyle işlenen cinayetler bir vaka. Öte yandan günlük yaşam da eşcinseller ve trans kadınlar için çekilmez bir halde. Hele parası olmayanlar için. Parası olmayanlar neredeyse istisnasız biçimde fuhuş sektörüne mahkum oluyor. Bir yandan, konuyla ilgilenen pek çok kuruluş var. Bunlar başta Avrupa Birliği olmak üzere yabancı vakıf ve devlet kuruluşlarından ciddi miktarda “fon” alıyor. Ne var ki, bu fonların gerçekten amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı bir tartışma konusu.

Bir dönem IMC kanalında televizyonculuk da yapan ve böylelikle Türkiye’deki ekranların ilk trans habercisi olan Michelle, geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından konuyu sorgulayan bir yazı yayınladı. Yazıyı aktarıyoruz:

Trans kimliği üzerinden yıllardır EU projeleri kapsamında çalışmalar yapan LGBTI dernekleri şimdilerde mülteci translar üzerinden proje çalışmaları ile gündemde… Ama nedense özellikle trans kadınlar hâlâ sokaklarda zorunlu seks işçiliği yapıyor, ötekileştiriliyor, şiddete, taciz ve tecavüze maruz kalıyor ve öldürülüyor. Sorunlar devam ediyor, çözüm yok ama derneklerin translarla alakalı projeleri son hız devam ediyor.

Bu noktada benim aklim karışıyor ve anlayamıyorum. İki yıldır bizim davamız devam ediyor. (Avcılar’da silahlı 40 faşist erkeğin evimize saldırması.) İstanbul LGBTI harici hiçbir derneği göremedik. Çok net söyleyebilirim arkadaşlar, bu bizim dernek temsilcileri Avrupa‘da görüştükleri hiçbir kuruma translar olarak yasamak zorunda olduğumuz şiddetten bahsetmemişler. Ben buralarda ulaşabildiğim her kuruma ve kişiye anlatıyorum şaşırıyorlar. Bizim bunlardan haberimiz yok diyorlar.

Ayol en basiti Meis olaylarından bile haberleri yok. Hollanda ve İsveç’in İstanbul Başkonsoloslukları bizim derneklerin ana sponsorları… Amerika dahil gitmedikleri ülke, görmedikleri memleket kalmadı; hepsinin maaşı sigortası tıkır tıkır ödeniyor, yakında pek çoğu emekli olacak.

Çok değil, geçen yaza kadar evsizdim, sokaklarda yattım kalktım. Bir dernek çalmadı kapımı. Dün Azeri bir trans kadın öldürüldü, bütün medyaya çıkıp röportaj veriyorlar ama üç gün sonra takibi bırakacaklar… Bir başka trans kadın öldürülünceye kadar bekleyecekler. Ama derneklerde çalışanların başına gelenleri nasıl kampanyalaştırıp uluslararası destek sağladıklarını da unutmadık.

LGBTI+aktivizminin içinde hâlâ devam eden transfobinin artık bitmesi lazım. Keşke translar bir araya gelebilse. Kristina’nın ölüm haberini alınca tansiyonum çıktı ve iyi değilim. 30 yıl, dile kolay koca koca 30 yıldır devam eden örgütlü mücadelede trans haklarıyla ilgili bir arpa boyu yol alınamamış olmasına çok sinir oldum. Bu duyguyla bir şeyler yazmak istedim. Çünkü çok kızgınım.

O kadar çok imkanlarınız vardı da neden sadece eşcinsel erkek kimliği üzerine bir aktivizm inşa ettiniz arkadaş?! En basitinden ya ben tek başıma gazetecilik sektörü içinde mücadele ediyorum, basın meslek örgütleri beni hâlâ kabul etmedi, üye olarak kabul etmiyorlar. Arkamda bir lgbti+ derneği yok, hakkımı arayan. Böyle olunca kimse laf ciddiye almıyor.

Her gün bir eksiliyoruz… Yeter artık… Ya hep beraber ya hiç birimiz.

CEVAP VER