Akın yoldaş, 1996 1 Mayıs’ının dördüncü kızıl gülü, seni unutmayacağız!

0

Akın Reçber, hareketimizin Ankara gecekondularında
hızla büyüdüğü 1995 senesinde, 17 yaşında genç bir
emekçi iken devrimci mücadeleye katıldı. Yiğitti. Gözü pekti.
1996 1 Mayısı’nda İstanbul’da olma kararı gereği Ankara’dan
yola çıkan yoldaşlar arasında o da vardı. İlk kez İstanbul’a
gidecekti…
Akın, Yenimahalle’nin yukarısında, Şentepe bölgesindeki
gecekondulardan yola koyulan ekiple birlikteydi. Kadıköy’de
toplanan korteje katıldığında da bir sorun yaşadık. Alana
girişte üç yoldaşımız “yasadışı pankart, bildiri ve kuşlamalar”
nedeniyle gözaltına alındı. 1996 1 Mayısı kanlı başlamıştı;
henüz yürüyüşün başlarında katiller iki devrimciyi öldürdü.
Aynı sıralarda gözaltına alınan yoldaşlarımızı almak üzere
harekete geçen ekibin içinde Akın Yoldaş da vardı. Polis ateş
açmaya başladı. Buna rağmen gerilemedik. Ateş aça aça kaçan
polislerin arasından, polis aracından üç yoldaşımızı aldık.
Ardından Kadıköy’de başlayan çatışmalarda bir devrimci
daha katledildi. Kitle hareketinin gösterdiği tepkiyle dağılan
polis kuvvetleri alanı terk ederken, kortejimiz disiplinini
bozmadan eylemini tamamladı. Ne var ki, eylem sona
erdikten sonra, arbede esnasında kortejden ayrılmış olan
Akın Yoldaş Kadıköy’de gözaltına alındı. İfade vermeme tavrı
nedeniyle ağır işkenceler gördü. İşkenceciler Akın yoldaşı
kum torbalarıyla dövüyordu. Ciğerleri tahrip olmuştu…
Akın yoldaş, serbest bırakıldıktan sonra, Ankara’ya
döndü. Senatoryum’a gitti fakat doktorlar onun derdini
anlamadı. Evine yolladılar… Akın da, ‘Şentepeliler’in
diğerleri gibi, ‘canına gaddar’dı; şikayetinden bahsetmedi.
“Nasılsa geçer” dedi. Fakat ciğerlerinin durumu kötüleşti.
Gözaltından salındıktan kısa süre sonra, 20 Mayıs 1996’da
aramızdan ayrıldı. 1996 1 Mayısı’nda, alanda katledilen üç
devrimcinin ardından, toprağa düşen dördüncü kızıl gül oldu.
Burjuvazinin işkencecileri onu bizden koparmıştı.
O, burjuva diktatörlüğünün alaşağı edilerek, yerine
emekçiden, yoksuldan yana, devrimci bir işçi iktidarı kurma
gereğini kavramış mütevazı bir devrimci, hayatını çalışarak
kazanan gencecik, 18 yaşında bir emekçiydi. Akın yoldaşı
mücadelemizden koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
Onun anısı her geçen yıl daha da güçlenerek aramızda yer
alacak. Adı hep bayrağımızda yazacak…

CEVAP VER